A'DAN Z'YE TÜM SANATÇILARIN BÜTÜN ALBÜMLERİNİ BEDAVA DİNLEYEBİLİRSİNİZ .
|
Online
Müzik Dinlemek İçin Tıklayınız
|
10/6/2007 - ZyXEL’den ‘Değiş Tokuş, Kablosuz ADSL ile Hızlan! |
ZyXEL’den ‘Değiş Tokuş, Kablosuz ADSL ile Hızlan!’ Kampanyası…
Tüm dünyada en yeni network teknolojilerinin üreticisi olan
ZyXEL, yaza yepyeni değişim kampanyasıyla giriyor… Eğer siz de internet
kullanıyor ve evinizdeki ADSL bağlantınızı kablosuz hale getirip, kablosuz
özgürlüğün keyfini çıkarmak istiyorsanız ne marka olursa olsun eski ADSL
modeminizi ZyXEL ürünlerini bulabileceğiniz bir teknoloji mağazası veya bayiye
teslim ederek yeni ZyXEL P-660HW-T1 Kablosuz Modem+ Router’i 20 USD indirim ile
sadece 69 USD + KDV ‘ye alabiliyorsunuz. Bu kampanya ile son kullanıcı fiyatı 89
USD + KDV olan bu muhteşem kablosuz modemi sadece ve sadece 69 USD + KDV ‘ye
alabileceksiniz. Üstelik şimdi 5 Dbi anteni ile kapsama alanı problemlerinize de
son verebilirsiniz…
ZyXEL P-660HW-T1, 4 Port ADSL2+ Kablosuz Modem, MBM (Media
Bandwidth Management) özelliğiyle internet bağlantısını kullanıcılar için
paylaştırmanızı ve yönetebilmenizi sağlıyor. Türkçe kolay kurulum CD si ile
hızlı ve kolayca kurulumunu yapabileceğiniz bu ürün, piyasa değeri 18 USD olan
5Dbi anteniyle kapsama alanınızı da genişletecek…
http://www.zyxel.com.tr/kampanya/index.html
*kampanya detaylarını yukarıdaki linkten alabilirsiniz.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
4/6/2007 - Kablosuz modemler tehlike mi? |
Kablosuz modemler tehlike mi?
Uyarması bizden, önlem alması sizden
Kablosuz modemin getirebileceği tehlikeler pahalıya patlayabilir.
Yaptığımız testlere göre belirlenen iki nokta arasındaki sonuçlar, beklediğimizden kötü. Çabuk olun! Tehlike büyük.
shiftdelete.net'in haberi
Pek
çok internet kullanıcısının masumane bir şekilde, içinde olduğu
tehlikeyi farketmesini beklemek, eğer doğru ve yeterli bilgilendirmeyi
yapmadıysanız elbette beklenemez. Bu tehlikenin boyutlarını
gösterebilmek için ufak bir deneme yaptık. Kablosuz modemler ne zaman
bir tehlike haline geliyor? İşte bu araştırmanın aşamaları ve sonuçları.
Araç gereçlerimiz hazır, yola çıkıyoruz
Bir adet pili tam dolu PSP. Bir adet TEM otoyolu üzerinden belirlediğimiz merkeze giden ekip aracı.
Yaptığımız
işlemler aslında çok basit. Araca bindiğimiz andan itibaren PSP'yi
açarak otomatik kablosuz ağ taratma işlemi yapıyoruz. Bu işlemi aracı
belirlediğimiz yere ulaşana kadar tekrarlıyoruz. Sonuç ise inanılmaz.
Hiç beklemiyorduk
Sadece
TEM otoyolu Mahbutbey girişinden Çatalca çıkışına kadar 20’ye yakın
kablosuz ağ noktası tespit edildi. Bu kablosuz ağların tamamına yakını
PSP gibi ufak bir aletle bile bağlanabilecek sinyal seviyesine sahipti.
Daha ilginci; sonuçların yarısından fazlasında hiç bir güvenlik
önlemi alınmaması. Bunun anlamı; sinyal yakaladığımız noktalarda
rahatlıkla bir kablosuz ağa bağlanılabileceği ve internete
çıkılabileceği.
Binalar engel oldu
Aynı sürece
şehir içini kattığımızda en az 10’a yakın nokta daha olduğunu
belirledik. Maalesef şehir içinde daha az nokta yakalamamızın nedeni;
binaların sinyalleri engellemesi ve aracımızın sürekli seyir halinde
olmasıydı.
Kullanıcıların bilinçlendirilmediği ortada
Pek
çok internet kullanıcısı, yaygınlaşan ADSL hatları ile birlikte
kablosuz adsl modemler kullanıyor. Zira artık dizüstü bilgisayarların
ve taşınabilir cihazların kullanımı oldukça yaygınlaştı. Ancak
kullanıcılar bu konuda yeterince bilinçlendirilmedikleri için aldıkları
kablosuz modemler üzerinde sadece temel bağlantı ayarlarını yapıyorlar.
Hal
böyle olunca kablosuz modemlere dışarıdan erişim çocuk oyuncağına
dönüyor. Açıkçası herhangi bir ağ veya uzmanlık bilgisine ihtiyaç
olmadan kablosuz ağlar istenildiği gibi kullanılabiliniyor. Peki bu
açığın beraberinde gelebilecek tehlikelerin farkında mısınız?
Neler olabilir ki?
Hiç
bir güvenlik önlemi alınmamış kablosuz ağ üzerinden sizin kişisel
bilgilerinize ulaşabileceklerini düşünmeniz, aslında karşılaşacağınız
sorunların en basiti olsa gerek. Zira güvenlik önlemi almadığınız
ağınız üzerinden internete çıkan birisi, sadece kişisel dosyalarınıza
erişmek veya ADSL kotanızdan faydalanmaktan öte amaçlar içinde olabilir.
Bunların
en başında dolandırıcılık, banka hesaplarının yasa dışı kullanımı,
yasal olmayan içeriklere erişim ve yayınlanması gibi durumlar olabilir.
Böyle bir durumda yasal süreç içinde ilgili makamların bakacağı ilk şey
erişim yapılan ADSL IP numaraları olacaktır ki bu polisi doğruca sizin
kapınıza getirir ve birinci dereceden şüpheli suçlu durumuna
düşersiniz. Tabii derdinizi anlatana kadarda çekeceğiniz çile cabası.
Önleminizi almalısınız
Kablosuz modeminiz için almanız gereken önlemler ise çok basit.
1- Kullandığınız ADSL modem kablosuz dahi olsa mutlaka yönetici paneline size özel tahmin edilmesi güç bir parola koyun.
2-
Asla Kablosuz ağınızı herkese açık hale getirmeyin. En azından WPA-PSK
ile bir parola atayın hatta yapabiliyorsanız MAC erişim sınırlaması
koyun ki şifresi kırılsa bile kolay kolay başkaları kullanamasın.
3- Sık sık kablosuz ağınızın erişim şifresini değiştirin (en az 3 ayda bir).
4- Kullanmadığınız zaman modeminizi kapatın.
Yazdığımız
önlemler, alınması çok basit güvenlik işlemleridir. Nasıl yapacağınıza
dair bilginiz yoksa bilgisayardan anlayan bir arkadaşınızla aranızı iyi
tutmanızı öneririz ya da ADSL Modem’i satın aldığınız yere danışabilir
ve hatta kullanım kitapçıkları ile internetten kolaylıkla
faydalanabilirsiniz.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
4/6/2007 - Bluetooth’u hep açık olanın cebi virüsten kurtulmaz |
| Bluetooth’u hep açık olanın cebi virüsten kurtulmaz
MEHMET SAKİN
Bilgisayarların korkulu rüyası virüsler, cep telefonlarının da başının
belası olmaya başladı. Özellikle bir işletim sistemi kullandığı için
bilgisayar gibi çalışan cep telefonları risk altında. Antivirüs
şirketleri bunlara yönelik yazılan virüs oranında son zamanlarda hatırı
sayılır oranda artış gördüklerini söylüyor. Cebi tehdit eden virüslerin büyük bir çoğunluğu da cihazların
kablosuz iletişim yapmalarına imkan veren Bluetooth kapısından giriyor.
İnternet güvenlik şirketi Symantec’in bir araştırmasına göre, avuç içi
bilgisayarlarda gizlenen şahsi ve finansal bilgileri elde etmeye
yönelik hazırlanan mobil virüslerin sayısı her altı ayda bir ikiye
katlanıyor. Yankee Group tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre ise
akıllı cep telefonlarını kullanan şirket mensuplarının sayısı 2010
yılına kadar 269 milyonu bulacak. Sayının artışına paralel olarak
virüsler de daha sık görülecek. PDA olarak da adlandırılan cep
telefonları, personelin kurum dışında çalışırken bilgilere rahat
ulaşmasını sağlaması için şirketler tarafından da yoğun olarak
kullanılıyor. Hatta ABD’de yapılan bir araştırma, PDA’ların 3’te
birinin şirketlerde olduğunu ortaya çıkartıyor. Virüsler çoğunlukla kullanıcılar arasında veri ve program
alışverişi yapılırken yayılıyor. Virüslerin büyük bir çoğunluğu,
kapsama alanı içindeki Bluetooth’u açık olan telefonlara bulaşmayı
deniyor. Bunun için uzmanlar ihtiyaç olmadığı zaman Bluetooth
özelliğinin kapalı tutulmasını tavsiye ediyor. Bu yolla bulaşan
virüsler, sisteme zarar verebiliyor, masaüstündeki ikonları
değiştirebiliyor. En zararsız olanı bile sürekli etrafta ‘iletişime
açık cihaz var mı?’ diye ararken telefonun pilini bitiriyor.
Bilgisayarlarda olduğu gibi artık akıllı cep telefonlarında da
güvenlik ve koruma ihtiyacını karşılamak üzere, güvenlik duvarı,
antivirüs, anti-SMS spam, parola koruması ve veri şifreleme gibi
teknolojiler kullanılıyor. Symantec, Lasco.A, Cabir, Skulls Trojanı
gibi cep telefonu virüslerinden kurtulmak için Mobil Güvenlik Çözümü
5.0’ı kullanıma sunacağını duyurdu. Bazı markalar avuç içi
bilgisayarları üzerinde antivirüs programıyla birlikte tüketiciye
sunuluyor. Bunlardan biri de i-Mate marka akıllı cep telefonu. Cihazı
satın aldığınızda, üzerinde internet güvenliği şirketlerinden CA’nın 30
günlük deneme sürümüyle birlikte geliyor.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
4/6/2007 - Makasın bile hafızası olacak! |
| Makasın bile hafızası olacak!
HASAN CAN
Sabah işe gidiyorsunuz. Arabanıza, seyir halinde iken yandan bir araç
hafifçe dokundu. Hele büyük şehirlerde yaşıyorsanız çok sıkça
yaşadığımız olaylardan biridir her an arabamızın orasının burasının
çarpılıp yamulması. Zararın ötesinde cebe de zarar bu olaylar yeni geliştirilen
metaller sayesinde tarihe karışabilir. Otomobil, bisiklet, tren, uçak
gibi birçok ulaşım aracı metallerden oluşuyor. Bunun dışında
mutfağımızdan bahçemize kadar birçok alet edevat da metal barındırıyor.
Bütün bunlar hasara uğradığında canımızı gerçekten çok sıkabiliyor.
Eğer metaller bulundukları şekli “akıl”larında tutabilseler çok da
güzel olurdu. Akılda tutmak derken, “Nereden çıktı şimdi bu?!”
dediğinizi duyar gibiyim. Araba ile başladık araba ile devam edelim.
Arabanın kaportasının yani dış kısmının bir şekli vardır. Metalden
yapılmış olan otomobilin kabuğu bu şekli bozulduğunda (bir kazadan
dolayı) eğer eski haline kendiliğinden dönebiliyorsa o metalin hafızası
var diyebiliriz. Tabii metalin hafızasının durduk yere gelmesini
beklemiyoruz. Bizden birazcık olsun bir yardım bekliyor. O da metali
birazcık ısıtmak. Amerika Birleşik Devletleri’nde Illinois
Üniversitesi’nden Taher Sair, şekli bozulan bir metalin eski haline
biraz ısıtmayla geri gelebildiğini gösteren mühendislerden. Normalde
bir ataçın şeklini bozarsanız ne yaparsanız yapın onu eski haline
döndüremezsiniz. Şeklini bozduğunuzda yaptığınız hasar hep gözünüzünün
önünde sizi rahatsız eder. Hatta ataçın işlevini de yerine getirmesi
artık imkansız hale gelmiştir. Peki bir metalin fiziksel özelliklerini
(sertliği, dayanıklılığı, vs.) ne belirliyor? Eğer metalin içine bir
mikroskop ile bakarsanız gözle görülmeyecek küçük adacıklar görünür. Bu
adacıklar, metal atomlarının bir araya gelmesiyle oluşturduğu
şekillerden oluşur. Bu adacıklar bazen yuvarlak, bazen dörtgen, bazen
de karmaşık şekillerde olabiliyor. Atomların bu şekilde bir araya gelip
paketler, adacıklar oluşturması o metalin özelliklerinin ne olacağını
belirliyor. Bu şekillere bakılarak bir metalin sert mi, yumuşak mı,
dayanıklı mı, kırılgan mı olduğunu tahmin etmek mümkün olabiliyor. Bazı
durumlarda ise bu şekiller ile oynanarak metalin özelliklerini
değiştirebiliyoruz. Amerikalı mühendisler metallerde görülen bu
adacıkların boyutları ile oynayarak şeklini hatırlayabilen metaller
üretti. Taher Sair ve ekibi alüminyum ve altın üzerinde yaptıkları
deneylerde metal üretimi sırasında sıcaklığı kontrollü olarak
değiştirdiler. Böylece metal içindeki atom adacıklarının boyutunu insan
saç telinin binde biri büyüklüğünde (100 nm) tuttular. Çalışmalar
gösteriyordu ki bu metot her metale uygulanabilir. Önemli olan bu
adacıkların büyüklüğünü 100 nm altında tutmayı başarmak. Peki bu bizim
çarpan arabımız, ucu yamulan makasımız üzerinde nasıl bir etkiye sahip
olacak? Cevap gayet basit. Arabınızın yamulan yeri tamirciye gitmeden
eski şeklini alacak, makasınızın ucu eski düz haline geri dönecek.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
4/6/2007 - Türk kedisi, Windows’u tırmalıyor |
| Türk kedisi, Windows’u tırmalıyor
MEHMET SAKİN
Özgür yazılımın Türkiye’deki kalesi Pardus, genç kadrosuyla başarılara
imza atıyor. Yaş ortalaması 25 olan yazılım ekibinde 3 de 17 yaşında
liseli öğrenci var.Şehir dışı toplantılara velilerinin izniyle
katılabilecek kadar küçük yaşta olan liseliler, boylarından büyük
projeye katkıda bulunuyor.
Gençlerin ürünü Pardus, kullanıcı kitlesiyle yerli yazılım adına
geleceğin ipuçlarını veriyor. Lisanslı yazılıma bağımlılıktan
kurtarması beklenen Pardus, ekonomiye de katkıda bulunacak. Asker Alma
Daire Başkanlığı (ASAL)’nın, bilgisayarlarına Pardus kurmayı tercih
etmesiyle 1 buçuk milyon dolar tasarruf sağlandı. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK)’na
bağlı Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE)’nün
özgür yazılımcıları bir araya getirmesiyle ortaya çıkan Türk kedisi
Pardus, emin adımlarla ilerliyor. Üniversitelerden kamu kurumlarına,
şirketlerden yerel yönetimlere kadar geniş bir alanda kullanılmaya
başlayan Pardus, adını leopar türündeki büyük kedilerin Anadolu’daki
son temsilcilerinden, Anadolu parsından alıyor. Bilgisayar yayınları
aracılığıyla ilgili kitleye ulaşmaya çalışan yerli işletim sistemi, 500
bin dergiyle dağıtım gerçekleştirdi.
Pardus, bilgisayar kullanıcıları ile bilişim okur-yazarlarının
temel masaüstü ihtiyaçlarını karşılamak üzere hazırlanan Linux
geliştirme projesi. UEKAE’nin desteklediği platform, Türkiye’de yazılım
alanında bilgi birikimini artırıp üretim gerçekleştirmeyi hedefliyor.
Pardus geliştiricisi Erkan Tekman, 13 kişilik UEKAE çalışanının yaş
ortalamasının 25 olduğunu söylüyor. İçerisinde İtalyan, Brezilyalı,
Fransız ve Hollandalı olmak üzere 7 yabancı ile birlikte 40 kişilik bir
ekip çalışıyor. 10 milyon satırlık Linux koduna 50 bin satır ekleyen
ekibi bir de ‘yazılım hatası var mı?’ diye kontrol eden bin 500 kişilik
kullanıcı grubu var. Erkan Tekman, yeni bir sürüm çıktığında güncelleme yapanların
sayısından yola çıkarak 50 bin kullanıcı olduğunu tahmin ediyor.
Tekman, “Türkiye’de yaklaşık 6 milyon bilgisayar var. Her yıl bu sayı
bir milyon artıyor. Eğer bu bilgisayarlarda korsan yazılım
kullanılmıyorsa her bilgisayar başına 100 dolardan yazılım maliyeti
hesaplandığında karşımıza yüksek bir meblağ çıkıyor. Biz Pardus’la bu
rakamı aşağılara çekmeyi hedefliyoruz. Böylece ekonomiye de büyük
oranda katkısı olacak. Şu an birçok üniversite, kamu kurumu, yerel
yönetim özgür yazılım kullanmaya başladı. Her gün yeni bir kullanıcı
haberi alıyoruz. İlk resmî kullanıcımız ASAL’daki tasarruf bile neler
yapabileceğimizin ipuçlarını veriyor. ASAL projesi diğer yazılımla
yapılmış olsaydı 1 buçuk milyon dolar civarında lisans bedeli ödenmesi
gerekiyordu. Çünkü 4 bin 500 kullanıcı bilgisayarı, 600 civarında da
sunucu bilgisayara lisanslı yazılım alınacaktı. Lisans bedeli sıfır
olan Pardus tercih edildiği için bu para tasarruf edildi.” dedi. Pardus, internete girmek, sohbet etmek, yazı yazmak gibi ofis
yazılımları kullanmak, CD ve DVD yazmak, MP3 dinlemek, dosya aktarımı
yapmak gibi temel bilgisayar kullanıcısının ihtiyacını rahatlıkla
karşılıyor. Program sorunsuz çalışan oyunlarla geliyor. Erkan Tekman,
Türkiye’deki bilgisayar kullanıcılarının yüzde 95’inin temel bilgisayar
kullanıcısı olduğuna dikkat çekerek şunları söylüyor: “Programımız
kullanıcıların yüzde 95’inin ihtiyacını karşılıyor. Hatta kullanıcının
davranışlarına göre kendini geliştiren spam filtresi ile rahatsız eden
e-postalardan yüksek oranda kurtuluyorsunuz. Eczane, hastane yönetimi,
muhasebe programlarındaki gibi programlar için henüz hazır değiliz.
Şimdiki hedefimiz bir KOBİ’nin uğraşmadan kullanılabileceği programları
bir araya getirmek. Bunu da bir yıla kadar hazırlayabileceğimize
inanıyorum.” Pardus’un ‘Çalışan CD’si sayesinde mevcut işletim sisteminize
zarar vermeden deneyebiliyorsunuz. Bu CD’yi bilgisayar dergilerinden
elde etmek mümkün. Ayrıca www.pardus.org.tr sitesinden indirip bir
CD’ye yazdırarak da çalışan CD yapabiliyorsunuz. Başta kamu kurumları ve eğitim kurumları olmak üzere bazı
projelerde Pardus kullanılmaya başlandı. Bunlardan bazıları şunlar:
Fatih Üniversitesi derslik ve laboratuvarı, Denizli’de bir sağlık
ocağı, Çorum Belediyesi, ASAL, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü, Petrol-İş
Sendikası, Neziroğlu Otomotiv, Bergama Belediyesi, Çanakkale 18 Mart
Üniversitesi kütüphanesi ve bilgisayar laboratuvarı ile Işık
Üniversitesi. Okan Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, İstanbul
Üniversitesi ise hazırlık yapıyor.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
4/6/2007 - 7’den 70’e sahaya iniyoruz |
| 7’den 70’e sahaya iniyoruz
M.YAŞAR DURUKAN
Yeni geliştirdiği ev konsolu Wii ile 7’den 70’e tüm aile bireylerinin,
oyun bilgileri ne olursa olsun birlikte eğlenmelerini sağlayan
Nintendo, haziranın ilk haftası piyasaya Mario Strikers ismini verdiği
yeni bir futbol oyunu çıkarmaya hazırlanıyor. Oturma odanızda dünya kupası heyecanı yaşatan müthiş oyuna
başlamak için Mario ailesinden bir kaptan ve yamaklarından da
oyuncularınızı seçerek sahaya çıkıyorsunuz. Her biri değişik
özelliklere sahip 12 değişik kaptan ve 8 yamaktan seçim yaparak özgün
takım oluşturma imkânınız var. Daha sonra çılgın bir sahada, inanılmaz
akrobatik hareketlerle goller atabilirsiniz. Bu oyunda kural yok.
Kumandayı sallayarak rakibinizi yere yıkabilir ya da gole giden
oyuncunun ayağının altına bir muz kabuğu yollayabilirsiniz. Takım
kaptanınız özel şutunu kullanırsa tek vuruşla 4-6 gol birden atma
şansınız var. Ama tabii rakibiniz Wii, kumandasını kalecinin elleri
olarak kullanarak topları çıkarmazsa… Nintendo, olaylı Fenerbahçe-Galatasaray maçını aratmayan yeni
oyununu tanıtmak için Türkiye ile İsveç arasında sanal bir milli maç
organize etti. İstanbul Yeşilköy’deki Bimeks Teknoport’a giden
gazeteciler bir anda kendilerini takım seçmelerinde buldu. Aynı
saatlerde Nintendo’nun İsveç distribütörü Bergsala, İsveçli
gazetecileri topladı ve onlar da takımlarını kurdu. Takımlar kurulup
herkes maça hazır olunca Wi-Fi Connection devreye girdi ve Nintendo’nun
son harikası Mario Strikers ile eğlence dolu sanal bir maç başladı.
Maçtan önce Nintendo Wii serüveni için iki saat ısınan Türk
gazeteciler, İsveçli rakipleri karşısında havlu atmak zorunda kaldı.
Basın tanıtımı, daha doğrusu maç bittiğinde hızını alamayan İsveç
takımı başka ülkelerle internet üzerinden yeni maçlara başlamıştı bile.
Wii Mario Strikers Charged Football, internet üzerinden ya da aynı
makinede 4 kişi birlikte oynama imkânı sunuyor.
DÜNYAYI EĞLENDİREREK 8 MİLYAR DOLAR KAZANDI
Nintendo DS’in biri dokunmatik iki ekranı sayesinde kullanıcılar
artık oyunlara, dokunarak ve hatta sesleri ile kumanda edebiliyor.
Wi-Fi özelliği sayesinde tüm dünyadan benzer ilgi alanlarına sahip
oyuncularla eğlenceyi paylaşabiliyor. Sanal köpek bakımını konu alan
Nintendogs, orta yaş ve üstü kullanıcıların beyin faaliyetlerini
geliştirmeyi amaçlayan Brain Training ve Big Brain Academy, her yaş ve
cinsiyetten oyuncuya modern bir nostalji yaşatan New Super Mario Bros
gibi oyunların her biri 10 milyon adedin üzerinde satılıyor. 1980’lerin
başında video oyun sektörünün oluşmasında öncü rolü üstlenen Nintendo,
her biri 10 milyon adedin üzerinde satışlar yakalayan oyunları
sayesinde 2006 yılı itibarıyla satışlarını 8 milyar doların üzerine
çıkardı. Nintendo DS, 2006 sonu itibarıyla tüm dünyada 2 yıl içinde 35
milyon adet satış yaptı. Nintendo aynı zamanda Mario, Game&Watch,
Donkey Kong, Game Boy, The Legend of Zelda ve Pokemon gibi eğlence
idollerinin babası. Nintendo’nun geliştirdiği ev konsolu Wii ile 7’den
70’e tüm aile bireylerinin, oyun bilgileri ne olursa olsun birlikte
eğlenmelerini sağlıyor. Dünyanın en eski oyun konsolu ve oyun üretici
şirketlerinden Nintendo, Türkiye’de ürünlerinin tek resmî dağıtıcısı
Nortec Eurasia tarafından temsil ediliyor.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
2/6/2007 - Macintosh’un Yeni Konsepti |
Malesef konsept ama oldukça güzel bir Mac olabilir. Klavyesi ayrılıyor .
Bir tablet bilgisayar . Yani ekrana kalemle müdahele edebiliyorsunuz.

|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
2/6/2007 - Çadırda kurduğu siteyi 141 milyon $’a sattı |
| Çadırda kurduğu siteyi 141 milyon $’a sattı | İngiliz Richard Jones (24), çadır evinde kurduğu müzik sitesi Last FM’i, ABD’li yatırım devi CBS’ye sattı.
02.06.2007 05:55 |  Bilgisayar
Mühendisi Jones, harabeyi andıran evinde geliştirdiği proje sayesinde
bugün Londra’nın en lüks evlerinden birini bile satın alabilecek
servete kavuştu. Projesi için geceli gündüzlü çalıştığı dönemde
arkadaşlarının alay konusu olan Jones, sitesinin yönetimine daha sonra
Avusturyalı Martin Stiksel ve Alman Felix Miller’i de alarak
çalışmalarını hızlandırdı. Jones’un, kurduğu Last FM, 15 milyon kayıtlı
dinleyicisiyle internet üzerinde en fazla dinlenen müzik
programlarından biri.
|
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
1/6/2007 - Bu oyunu kazanan uzaya gidecek |
| Bu oyunu kazanan uzaya gidecek | Microsoft Yakında çıkacak olan yeni işletim sistemi Windows Vista'nın çıkışını kutlamak için yeni bir yarışma düzenledi
30.05.2007 11:36 |  Bu
oyunu kazanan uzaya gidecek Yakında çıkacak olan yazılım programı
Windows Vista'nın çıkışını kutlamak için Microsoft ve AMD, geniş çaplı,
online ve offline oynanabilen puzzle 'Vanishing Point'in kurallarını
açıkladı ve oyunu başlattı.
'Vanishing Point', zorlu bir mücadele ve büyük
ödüllerle online oyunların çıtasını yükseltiyor. Dünyanın her yerinden
oyuncular, şimdiden oyunla ilgili forumlar oluşturup binlerce online
mesaj yayımladı. Microsoft yetkilileri, 500 bin dolar civarında
(yaklaşık 720 bin YTL) ödül söylentilerini doğruladı ve kazananın
Rocketplane adlı şirketin düzenlediği uzay yolculuğuna gitmeye hak
kazanacağını söyledi. |
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
1/6/2007 - Google'dan yeni bir hizmet VİDEO |
| Google'dan yeni bir hizmet VİDEO | Google ve Microsoft, bazı kentlerdeki sokakların ayrıntılı resimlerinin yer aldığı gezinti hizmetini başlattı
31.05.2007 11:27 |  Google
ve Microsoft, bazı kentlerdeki sokakların ayrıntılı resimlerinin yer
aldığı ve internet kullanıcılarının sokaklarda yaya gibi gezmesini
sağlayan servislerini hizmete soktu
|
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
|
Hakkımda
Taksim1984, ScorpionkinG, DJTieSToTR, Ulubatlı
Kategoriler
Arkadaşlarım
• fevzi293 • eglencecafe
Güncel
Online E-Devlet Hizmetleri
TC Kimlik No
Vergi Kimlik No
SSK Hizmet Dökümü
İnternet Vergi Dairesi
Motorlu Taşıtlar Vergisi
Telefon Rehberi
Altin Sayfalar
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSS Sonuçları
KPSS Sonuçları
KPDS Sonuçları
LES Sonuçları
TUS Sonuçları
ÜDS Sonuçları
ALS Sonuçları
DGS Sonuçları
Aöf Sonuçları
Diğer Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Takvimi
E-Devlet Linkleri:
Devletim.com
Online Hizmetler
Milli Eğitim Bakanlığı
Üniversiteler
Sağlık Bakanlığı
Emeklilik Hizmetleri
Hukuk ve Adalet
Emniyet Hizmetleri
Ekonomik ve Mali İşler
İş ve Eleman Arama
Genel Devlet Kurumları
Bakanlıklar
Valilikler
Belediyeler
Kaymakamlıklar
Siyasi Partiler
Silahlı Kuvvetler
Sivil Toplum
Engelli Sayfaları
Elçilik - Konsolosluklar
Avrupa Birliği
K.K.T.C.
Turizm
Tatil ve Gezi Rehberi
Deprem Linkleri
Haber Kaynakları
Faydalı Linkler:
Aöf Deneme Sınavı
Dgs Deneme Sınavı
Kpss Deneme Sınavı
Les Deneme Sınavı
Smmm Deneme Sınavı
Aöf E-Öğrenme
Site Yöneticisine mesaj
|