Google
uLuBaTLiHaSaN - Blogcu




uLuBaTLiHaSaN

A'DAN Z'YE TÜM SANATÇILARIN BÜTÜN ALBÜMLERİNİ BEDAVA DİNLEYEBİLİRSİNİZ .
Online Müzik Dinlemek İçin Tıklayınız

20/8/2007 - HASTA DEGIL, SUSUZSUNUZ !

HASTA DEGIL, SUSUZSUNUZ !
Iranli hekim Batmanghelidj'e gore tum hastaliklarin
esasi vucudun susuz kalmasindan kaynaklaniyor.
 Batmanghelidj vucudun 46 nedenle su istedigini  soyluyor.
Suyun her zaman yararli oldugunu biliyorduk da,
simdi onun, nicin doganinen basit,en etkili, en  guvenli ve
en "yan etkisiz" mucizevi ilaci oldugunu
ogrenmek zamani.
Yeni ve saglikli bir yasama  baslamak, su an ellerinizin
arasinda tutacaginiz bir bardak suda.
 Cunku hayatimizin en vazgecilmez ama bilincli olarak,
oneminin asla farkina varamadigimiz birincil  ogesi:
Su!.. Su !..
iranli Hekimin < Hasta Degil Susuzsunuz > adli
kitapta konuyla ilgili oldukca orijinal ve  dikkate alinmasi
gereken tespitler var...
Yalnizca canimiz istedigi zaman su iceriz.
Ote  yandan, Ay'in milimetrik birtakim hareketlerinin 
duyamizdaki suyu etkiledigini, boylelikle  denizlerin
yukseldigini ve alcaldigini cografya  kitaplarindan da biliriz.
Durum boyleyken, yani  insan evladi da bu dunyanin
malzemesinden olustuguna gore, vucudumuzdaki su
seviyelerinin ne alemde oldugunu aklimiza bile getirmeyiz.
icinde  bulundugumuz toplumun yeme icme aliskanliklarinin 
bir eseri olarak, edindigimiz su icme aliskanligi
butun hayatiımiza egemen olur,
ornegin acili bir  yemegin uzerine iki bardak su icmek rahatlatir, 
yazin sicaklarda canimiz hep su ister, vesaire.
 Oysa iranli hekim Batmanghelidj,   Susuzsunuz >
 Adli kitabında hic de boyle dusunmuyor. 
Tum hastaliklarin biricik nedeninin, vucudun susuz kalmasi
olgusuna dayandigini one suruyor.
Bu one  surusunu "binlerce su deneyimi" ile de acikca ortaya
 koyuyor.
 Dr. Batmanghelidj, suyun bilumum hastaliklara iyi  geldigini,
insani iyilestirdigini "tesadufen"  hapishanede ogrenmis.
Peki, bir hekimin, eger  cezaevi doktoru degilse orada isi nedir?
Doktorumuz  bir suclu!
 Sucu, Sah doneminde rejim karsiti  devrimci orgut
Halkin Mucahitlerine yardim ve yataklik yapmak.
Mollalar iktidara geldikten sonra  da dogal olarak tutuklaniyor ve
iran'in en unlu  iskencehanesi Evin Hapishanesine atiliyor.
Malum,  bilenler biler (!) hapishaneler yeme-icme,
sindirim-bosaltim kosullari acisindan bir insanin, 
ozgurlugune kavustuktan sonra bile hayatinin sonuna  kadar
kendini toparlayamayacagi, cezalandirma  mekanlaridir.
Hal boyle olunca, alabildigine maddi  ve manevi iskence goren ve
dogru durust beslenemeyen  insanlarin ilk basina gelen
midelerinin iflas  etmesidir.
 Bir gun kogusta, hapisliklerden birisi inanilmaz  mide sancilariyla
Kivranmaya baslayinca, doktorumuz  gayri ihtiyari olaya mudahale
ediyor ve adamcagiza  iki bardak su iciriveriyor.
Cok gecmeden sancilarin  dindigini gozlemliyor.
 
Bu olay, Dr.  Batmanghelidj'in, suyun hastaliklarin
tedavisinde ne  denli bir etkisi oldugunu ilk kesfettigi an oluyor.
Bundan sonra su calismalarini yogunlastiran  hekim,
2,5 yil icerisinde Evinin tezgahindan  gecen yaklasik 2 bin tutuklu
ve hukumluyu birer birer iyilestiriyor, yalnizca suyla...
Derken, 2,5 yil kadar sonra tahliye zamani  geldiginde,
Hapishane mudurune ricada bulunuyor,
 "Lutfen beni 1 yil daha burada tutun,
zira  arastirmalarimin en onemli evresine girmis  bulunmaktayim ve
bu kadar cok hastayi dunyanin  hicbir yerinde, bu kosullarda
bulamam."
Boylece, hekim 1 yil daha "gonullu hapislik"  hayatini surduruyor,
sonra da dogru Amerika'ya. 
Arastirma ve calismalari yillarca suruyor ve nihayet bu kitap
ortaya cikiyor.
 Yazarimiz, kitabinin onsozunde su anlamli cumleleri kullaniyor:
"Bu kitapta okuyacaklariniz yeni  bilgilerdir ve bunlar fizyoloji
bilimine yeni  aciklamalar getirmektedir.
Burada sozu edilen  fizyoloji, ilac ureticilerinin kullandiklari bilim 
degil, vucuttaki canli dokularla organlarin dogal  calismalarini
tanimlayan bilim dalidir.
Bu kitap,  bazi onemli saglik sorunlariyla bu sorunlarinin  nedenlerinden ve
dogal yontemlerle tedavilerinden  soz etmektedir.
Bir saglik sorununun nedeni ve  tedavisi aciga ciktiginda,
hic kimsenin anlayamadigi tibbi terimlere gerek kalmaz.
Burada okuyacaklariniz  kapsamli bir klinik ve
bilimsel arastirmaya  dayanmaktadir.
Bu kitaptaki bilgilerini derleyebilmek icin,
1950'de Londra'daki St. Mary Universite Hastanesi
Tip Fakultesi'nde baslayan tip  egitimimden sonra
22 yildan fazla arastirma yaptim,  calistim ve yazdim.
 "Bu kitapta, bircok ciddi hastaligin tedavi nedeni olan kronik gizli
dehidrasyonun (susuzlugun)  fizyolojik etkisi ve metabolik
komplikasyonlarindan  soz edecegim.
Bugun, bunun cagdas tibbin en buyuk  gelismesi oldugunu
inananlar var."
Cagimizin bazi saglik sorunlarindan soz eden bu  basit sunum,
Butun dunyada bilim ve mantiga dayali  tibba gecis icin
bir rehber olacaktir.
Elinizdeki kitap, toplumun ivedi cozum isteyen sorunlari icin 
yazilmistir.
Ozellikle 15 milyon astimli cocugun  ailesinin bu hastaligin nedenini
ve cocuklarin yasamlarini kurtarabilecek basit ve ucuz tedavi 
yontemini ogrenmesi cok onemlidir."
 Yazara gore vucudumuz tam 46 nedenle suya ihtiyac  duyuyor:
 1- Hicbir sey susuz yasayamaz.
 2- Goreceli su yetersizligi vucudun bazi  fonksiyonlarini
once bastirir,sonra oldurur.
 3- Su temel enerji kaynagidir, vucudun "nakit  akimidir."
 4- Su vucudun her hucresinde elektriksel ve manyetik 
enerji uretir, bize yasam gucu verir.
 5- Hucre yapisindaki maddeleri birbirine baglayan  bir yapistiricidir.
 6- DNA hasarini onler ve onarim mekanizmalarinin  daha iyi
calismasina yardimci olur, boylece uretilen  anormal DNA
sayisi azalir.
 7- Bagisiklik sisteminin (butun mekanizmalarinin)  merkezi olan
kemik iliginde, bu sistemi kanser de  dahil olmak uzere,
cesitli hastaliklara karsi guclendirir.
 8- Butun besinlerin, vitamin ve minerallerin temel  cozucusudur.
Vucutta besinleri kucuk parcalara  ayirir, sindirimlerinde ve
son metobolik  asamalarinda gorev yapar.
 9- Besinlere enerji verir ve parcalanan besinler  sindirim
sirasinda bu enerjiyi vucuda aktarir.
Susuz  yenen yemegin vucut icin hicbir enerji degeri  yoktur.
 10- Su, besinlerdeki gerekli ogelerin emilimini  artirir.
 11- Butun ogelerin vucuda tasinmasina yardimci olur.
 12- Akcigerlerde oksijen toplayan kirmizi kan hucrelerinin calisma
verimini artirir.
 13- Hucreye ulasan su, o hucreye oksijen verir ve  atik gazlari
vucuttan atilmalari icin akcigerlere  tasir.
 14- Vucudun cesitli bolgelerinden zehirli atiklari  toplar ve atilmalari
icin karaciger ya da bobreklere  tasir.
 15- Eklem bosluklarindaki temel yaglayici maddedir,  artrit ve sirt
agrilarinin olusumunun onlenmesinde  yardimci olur.
 16- Omurgadaki diskleri "sok emici su yastiklari" na  donusturur.
 17- Bagirsaklari en iyi calistiran yaglayici  maddedir, kabizligi onler.
 18- Kalp krizi ve felce karsi koruyucudur.
 19- Kalp ve beyin damarlarinda pihtilasmayi onler.
 20- Vucudun sogutma (terleme) ve isitma (elektrik)  sistemleri icin
vazgecilmezdir.
 21- Dusunme basta olmak uzere, butun beyin  fonksiyonlari icin
bize guc ve elektriksel enerji  verir.
 22- Serotonin ve diger norotransmitterlerin (sinir  ileticileri) uretimi
icin vazgecilmezdir.
 23- Melatonin de dahil olmak uzere, beyinde uretilen  butun
hormonlarin yapimi icin gereklidir.
 24- Cocuklarda ve yetiskinlerde dikkat yetersizligi  sorununa
cozum getirir.
 25- Calisma verimini artirir ve dikkat araligini  buyutur.
 26- Su dunyadaki diger butun iceceklerden daha kolay  bulunabilir ve
hicbir yan etkisi yoktur.
 27- Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine  yardimci olur.
 28- Uykuyu duzenler.
 29- Yorgunlugun giderilmesine yardimci olur ve bize  gencligin
enerjisini verir.
 30- Cildi yumusatir ve yaslilik belirtilerinin  azalmasina yardimci olur.
 31- Gozlere canlilik ve parlaklik verir.
 32- Glokomdan korunmamiza yardim eder.
 33- Kemik iliginde kan uretim sistemlerini duzenler, 
losemi ve lenfoma olusumunun onlenmesine yardimci  olur.
 34- Vucutta enfeksiyon ve kanser hucrelerinin  gelistigi bolgelerde
bagisiklik sistemini  guclendirmek icin cok gereklidir.
 35- Kani sulandirir ve dolasim sirasinda  pihtilasmasini onler.
 36- Kadinlarda, adet oncesi agriyi ve ates basmasini  hafifletir.
 37- Kalp atisiyla birlikte kani sulandirip  dalgalandirarak
dolasimdaki kati maddelerin dibe  cokmesini engeller.
 38- insan vucudunda dehidrasyon sirasinda  kullanilabilecek
bir su deposu yoktur.
Bu nedenle  gun boyunca duzenli olarak su icmemiz gerekir.
 39- Dehidrasyon cinsellik hormonunun uretimine engel  olur, bu
iktidarsizlik ve libido kaybinin baslica  nedenlerinden biridir.
 40- Su ictiginiz zaman susuzluk ve aclik duygularini  ayirt edebilirsiniz.
 41- Kilo vermenin en iyi yolu su icmektir.
Duzenli  araliklarla su icin ve siki bir rejim yapmadan  zayiflayin.
Aciktiginiz zaman asiri yememeli, ama susadiginizda suyunuzu icmelisiniz.
 42- Dehidrasyon doku bosluklari, eklemler,  bobrekler, karaciger,
beyin ve deride zehirli  cokeltilerin birikmesine yol acar.
Su bunlari  temizler.
 43- Su, gebelikte sabah bulantilarini azaltir.
 44- Zihin ve vucut fonksiyonlarini butunlestirir. 
Karar verme ve hedefleri belirleme yetenegini  artirir.
 45- Yaslilikta bellek kaybinin onlenmesine yardimci  olur.
Alzheimer, multipl skleroz, Parkinson ve Lou  Gehring hastaliklarinin
riskini azaltir.
 46- Kafein, alkol ve bazi ilaclara duyulan  bagimliligin giderilmesine
yardimci olur.
 Bu kitabin gerceklerinden bu yana artik "bol sulu  bir yasam surmeyi"   tavsiye etmek gerekmektedir
 Cunku, vucudunuzu, yillardir, bir "atik ilac deposu"  haline getirmekten
bir an evvel kurtarmaniz  gerekiyor.
 Ailece sagliginiz icin, suyunuzu ciddiye alin... 
Saglikli bir yasam icin, mutlaka kaliteli su...

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

19/8/2007 - Pablo Neruda kimdir.

Şilili şair Neruda, toplumsal ve siyasal şiirleriyle Latin Amerika edebiyatının dünyada itibar kazanmasını sağladı. Canto General adlı epik şiir dizisiyle kendi kıtasının tarihini ve şimdiki zamanını yansıttı.Latin Amerikanın şiirsel sesi Neruda, Neftali Ricardo Reyes Basoalto adıyla 12 Temmuz 1904de Güney Şilide dünyaya geldi.

Babası lokomotifçi, doğumundan hemen sonra ölen annesiyse öğretmendi. Neruda henüz 15 yaşındayken yurdunun taşra gazetesindeki edebiyat eklerini düzeltmekle görevlendirildi. Bu dönemde, Çekoslovakyalı şair Jan Nerudaya olan hayranlığından dolayı Pablo Neruda takma adını aldı. 1924te ilk şiirleriyle bir edebiyat yarışmasını kazanarak bir bursa layık görüldü. Santiagoda üç yıl Fransız edebiyatı öğrenimi gördükten sonra gazeteci olarak çalışmaya başladı. 1924Veinle poemas de amorNerudanın ilk şiir derlemesi Crespıısctılario adı altında 1923 yılında çıktı. Bir yıl sonra yayınlanan Veinte poemas de amour y una cancion desesperada (Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı) Latin Amerikanın en çok satış yapan şiir kitabı oldu. Neruda bir aşk öyküsünü fon alarak aynı anda bir şehvet objesi, sığınılabilecek bir liman ve kozmik bir güç olan kadına bir od yazdı. 1927-36Diplomat1927de diplomatlık kariyerini seçen Neruda, altı yıl boyunca Güneydoğu Asyada konsolosluk yaptı. Bu bölgedeki toplumsal sorunlar yüzünden ömrünün en çok acı veren dönemi olarak nitelendirdiği bu zaman içinde Kesidencia en la tierra (Yeryüzünde Konaklama, 1935) adlı iki ciltlik yapıtını verdi.nbsp; Eski şiirlerinin melankolisi dünyadaki acıların doğrudan doğruya anlatımına yer verdi burada. Kendine özgü metriği ve dili de ana konusu olan yozlaşmaya uygundu. Neruda, katı mısra ve şiir biçimlerine yer vermeyip her şiiri kendine özgü bir ritimle yazmıştı. 1934te İspanyaya giden Neruda, burada sembolizm, sürrealizm ve füturizm etkisinde kalan 1927 Nesli adlı şair topluluğuna katıldı. İç Savaş patlayınca Neruda Francoya karşı çıktığı için diplomatik hizmetten çıkarıldı. nbsp;İç Savaşın üzüntüsü içinde 1937de Espana en el corazon (İspanya Gönüllerde) adlı şiir kitabını yayınladı.nbsp;1950Canto General1939da diplomatlık mesleğine geri dönen Neruda, başkonsolos olarak Meksikaya gitti ve bu görevini 1943e kadar sürdürdü. Altı yıl sonra Şili Komünist Partisine girerek senatör oldu. Başkan Gonzalez Videlayı eleştirmesi üzerine hükümeti tarafından 1948de devlet düşmanı ilan edildi ve gıyabi bir tutuklama emriyle arandı. Rahip kılığında Arjantine kaçmayı başardı. İzleyen yıllarda Batı Avrupada, Sovyetler Birliğinde ve Çinde yaşamını sürdürdü. 1950de Canto general (Evrensel Şarkı) adlı şiirler dizisi çıktı.nbsp;Suçlama ile duygudaşlığın egemen olduğu bu ilahi havalı yapıtıyla Neruda, Latin Amerikayı mitleri ve tarihiyle, doğası ve politiksosyal durumlarıyla bir bütün olarak yansıtmaya çalıştı. Tarihe Marksist bir görüş açısı getirerek Staline olan hayranlığını da hiç saklamadı.nbsp;5Olinbsp;YıllarBilinçlinbsp;Birnbsp ;Yalınlık 1952de Şiliye dönen Neruda başka bir ad altında Los versos del Capitanı (Kaptanın Dizeleri) adlı şiir kitabını yayınladı. Ancak on yıl sonra bu yapıtın yazarı olduğunu açıkladı. Bunun nedeni, 1955 yılında üçüncü evliliğini yaptığı Matilde Urrutiaya aşkını şiirlerle ilan ederken bir önceki karısını incitmek istememesidir. Neruda yapıtlarında giderek daha önce kullandığı, anlaşılması güç mecazlardan (simgelerden) vazgeçti. Böylelikle insanın var oluşunun bir envanteri olan Odas elementares (Temel Odlar, 1954), Nuevas odas elementares (Yeni Temel Odlar, 1956) ve Tercer libro de las odas (Üçüncü Odlar Kitabı, 1957) adlı yapıtlarındaki dizeler çoğunlukla bir ve iki heceli sözcüklerden oluşmaktadır.Stalin terörünün boyutu açıklanınca Nerudanın dünya görüşü sarsıldı. Estravaganzio (Acayiplikler, 1958) ve beş ciltlik Memorial de Isla Negra (Karaada Defteri, 1964) adlı otobiyografik yansıtmalarında kuşkularını dile getirdi.1971Nobel Edebiyat Ödülü1969 yılında Komünist Parti tarafından başkan adayı gösterilen Neruda, Salvador Allendenin ulusal cephesine katılmak üzere 1970te adaylığını geri aldı. Arkasından Allende tarafından Fransaya büyükelçi olarak atandı. Bir yıl sonra Neruda, Nobel Edebiyat Ödülüne layık görüldü. Incitation al nbconcidio y alabanda de la revolution chilena (Nixonu Devirmeye Çağrı ve Şili Devrimine Övgü, 1973) adlı şiir kitabında ABDnin solcu hükümetin dengesini bozmaya yönelik çalışmalarını eleştirdi. 1973te kansere yakalanan Neruda, Allendeye karşı düzenlenen askerî darbeden birkaç gün sonra, 23 Eylül 1973de, 69 yaşında Santiagoda hayata gözlerini kapadı. Anıları Confieso que ho Livido (Yaşadığımı İtiraf Ediyorum) adı altında ölümünden sonra yayınlandı.
0 YorumYorum yaz!Bağlantı

25/7/2007 - Pratik Bilgiler...

Pratik Bilgiler...
 
 

   1) Gözlügünüzün vidasi çok çabuk çikiyorsa vidayi takmadan önce, vidanin girecegi delige renksiz oje damlatin. Vidayi öyle takin
   2) Satin aldiginiz ayakkabilar ayaginizi sikiyor ise onlari bir kaç dakika buhara tutun
   3) Makasinizi bilemek istiyorsaniz, zimpara kagidi kesin.
   4) Halidaki sigara yaniklarindan, yanik yerler üzerinde zimpara kagidi ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz
   5) Mobilyalarin yerlerini degistirdiginizde halilarin üzerinde iz birakir. Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve erimesini bekleyin. Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin.Izden eser kalmadigini göreceksiniz
   6) Fermuarli giyeceklerinizi çamasir makinesine koymadan önce kapali olup olmadigini kontrol edin. Açiksa zedelenebilirler
   7) Üst üste koydugunuz bardaklar yapisip çikmiyorsa bir legenin içerisine koyun Üstteki bardagin içerisine buz koyup legenin içerisine yavas yavas sicak su koyun. Bardaklarin kolayca çiktigini göreceksiniz.
    8) Satin aldiginiz plastik ve cam esyalarin üzerine* yapistirilan etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve 15 dakika bekletin. Bir bez ile ovalayip yikayin Üzerinde hiç bir leke ve çizilme olusmayacaktir.
9) Ütü yapmayi kolaylastirmak ve süreyi azaltmak için ütü masasinin kilifinin altina alüminyum folyo koyun. Sicagi geri yansitacagindan ütü yapmak daha kolay olacaktir.
10) Bez pabuçlarin temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçlari bir yastik kilifinin içerisine koyun. Kilifin agzini kapayin ve çamasir makinasinda yikayin. Yeni gibi olacaklardir.
11) Buz kaliplarinizi su ile doldurmadan önce bölmelere portakal,limon ve dilediginiz meyve parçaciklari yerlestirirseniz dekoratif buzlar elde etmis olursunuz.
12) Eger ayaklariniz çok isinip sisiyorsa onlari saatlerce sicak suda bekletmeyin, aksine kolonya ile ovalayin. Bilekleriniz ve ayaklariniz sismeyecektir
13) Eger ayaklariniz çok hassas ise, sicak havalarda sikayetleriniz artiyorsa, her sabah bir kaç damla zeytinyagi ile ovalayin
14) Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yikamada bir gece soguk suyun içerisinde bekletin, sonra yikayin, çekmeyeceklerdir.
15) Dirsek ve topuklarinizin sertlesmesini istemiyorsaniz, bir dilim limon ile ovun. Böylece yumusacik olacaklardir.
16) Yeni bir tava satin aldiginizda ilk önce içinde bir miktar sirke kaynatin. Bu islem ilerde kizartmalarinizin tavaya yapismasini önleyecektir.
17) Cevizle dost olun. Içindeki yag beyin hücreleri için çok yararlidir.Kan sekerini düsürdügü için seker hastalarina da uzmanlar tarafindan tavsiye edilir
18) Duvariniza çivi çakacaginiz zaman isaretlediginiz yerin üzerine çapraz bant yapistirin. Çiviyi öyle çakin. Böylece duvarin alçisini çatlatmamis olacaksiniz.
19) Kizartma yagini bir kaç kez kullanabilirsiniz. Kullanilir durumda olup olmadigini anlamak için kizgin yagin içerisine bir dilim ekmek atin. Ekmekte kara lekeler olusmuyorsa kullanabilirsiniz.
20) Cevizlerin kabuklarini kolayca açabilmek için onlari bir gece tuzlu suyun içerisinde bekletin. Böylece içleri de dagilmayacaktir.
21) Unlarinizin böceklenmemesi için, un kavanozunun içerisine bir adet defne yapragi koyun.
22) Firinda patates yapmadan önce , 10-15 dakika haslayin ve çatal ile delin. Daha kolay pisecektir.
23) Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanin içerisine bir adet elma koyun. 8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüsmesini önler.
24) Kullanilmis limon kabuklarini rendeleyip seker ile karistirin. Kavanozun içerisinde buzdolabinda uzun bir süre saklayabilirsiniz. Böylece pasta yaparken elinizin altinda hazir bulunur.
25) Kabarik bir omlet yapmak istiyorsaniz, bir çorba kasigi suyun içerisine bir çay kasigi misir unu karistirin.Hazirladiginiz  karisimi yumurtaya ilave edin. Böylece kabarik bir omlet yapmis olacaksiniz.
26) Sarimsaklarinizi her zaman elinizin altinda hazir bulundurmak istiyorsaniz kabuklarini soyduktan sonra bir kavanoza doldurup üzerine zeytinyagi koyarak muhafaza edebilirsiniz. Ayrica bu yag. yemeklerinize, salatalariniza ayri bir lezzet kalacaktir.
27) Peyniri kolay rendelemek için, 15 dakika buzlukta bekletin
28) Bisküvileriniz yumusamissa onlari birkaç dakika firinlayin.
29) Çekmeceleri içini bosaltmadan temizlemek istiyorsaniz,elektrik süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin.
30) Firinda tavuk kizartacaginiz zaman üzerine koydugunuz baharatlardan içine de koyun. Böylece daha lezzetli olur.
31) Domates salçaniz çok eksi ise içerisine bir havuç rendeleyin. Havuç, salçanizi (sosunuzu) tatlandiracaktir.
32) Mantarlarin daha lezzetli olmasi için pisirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu koyun, 5 dakika bekletin. Daha sonra pisirin.
33) Firinda tavuk kizartacaginiz zaman bir limonu ikiye bölün, yarisini tavugun üzerine bastirarak iyice sürün. Diger yarisini ise tavugun içerisine yerlestirin. Tavugunuz nar gibi kizaracaktir.
34) 2 Çorba kasigi yogurdu, sulandirilmis 1 çorba kasigi salçayi ve birazda zeytinyagini derin bir kabin içerisinde karistirin.Firina koymadan önce tavugun her tarafina sürün. Çok daha
lezzetli olacaktir.
35) Hazirladiginiz kekin ortasina malzeme koyacaginiz zaman biçak ile kesmenize gerek yok. Dikis ipligini kekin etrafina gerip dikkatlice çektiginiz zaman düzgün bir sekilde kesildigini göreceksiniz.*
36) Hazirladiginiz kekin, firinda pisirirken çökmemesi için hamuru kalibi ile birlikte firina koymadan önce 20 dakika kadar dinlendirin.
37) Pisirdiginiz sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme seker yada limon suyu koyun.
38) Hazirladiginiz omletin tavaya yapismamasi için, önce tavayi ocaga koyup iyice isitin sonra yagi döküp kizdirin. Daha sonra karisimi tavaya alin ve ocagin altini kisin.
39) Kesilmis ve açik havada kalmis sogan zararlidir.Kullanmadiginiz sogan parçalarini saklamayin.
40) Çok miktarda alkollü ve alkolsüz kokteyller hazirladiginizda onlardan bir miktarini buz kaplarina yerlestirin. Kokteyllerin içerisine bunlari kullanin Böylece sulanip tatlarini
kaybetmeyeceklerdir
41) Kuru soganlari kese kagidina sardiktan sonra buzdolabinin sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasini önlemis olursunuz.
42) Kizarttiginiz tavugun tekrar isittiginizda lezzetini  kaybetmesini istemiyorsaniz tavuk parçalarini bir süzgece koyun.Tencerenin içerisinde su kaynatin ve süzgeci üzerine oturtun.Buharda isitilan tavuk lezzetinde hiçbir sey kaybetmeyecektir.
43) Satin aldiginiz kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca plastik bir torba içerisinde elma ve armut ile saklayin.
44) Evde pasta yaparken kullandiginiz meyve sekerlemelerinin dibe çökmesini istemiyorsaniz hazirladiginiz hamura bir miktar *misir unu ilave edin. Meyveler piserken sulari yogunlasir ve dibe
çökmezler.*
45) Kek kalibinizin içine hamurunuzu dökmeden önce ortasina bir serit alüminyum folyo koyun. Böylece kekinizi pisirdikten sonra kolayca çikartabilirsiniz.
46) Sogan, sarimsak kesmeden önce parmaklariniza limon suyu sürerseniz , istemediginiz kokulardan kurtulmus olursunuz.
47) Kizartma kokularinin bütün eve yayilmamasi için yagin içerisine bir iki dal maydanoz atin.
48) Lambalarinizin üzerine kullanmadiginiz kokularinizdan veya biraz vanilya sürerseniz, lambalarinizi yaktiginizda mis gibi koku yayilacaktir.( Fazla sürmeyin.)
49) Parfümü bitmis küçük parfüm siselerini atmaya kiyamiyorsaniz onlari çamasir dolabiniza koyun. Böylece çamasirlarinizin hos kokmasini saglarsiniz.

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

21/7/2007 - Hoş Tavsiyeler...

hos tavsiyeler...

**gogun her yerde mavi oldugunu anlamak icin dunyayi dolasman gerekmez.

* bak, ayni zamanda da baktigini goren ol...

* geldigin zaman bosluk dolduran degil,gittigin zaman yeri doldurulamayan ol.

* her duyduguna inanma, elindekinin hepsini harcama ve istedigin kadar uyuma.

* "seni seviyorum" derken inanarak soyle.

* "ozur dilerim" derken karsindakinin gozunun icine bak.

* ilk goruste aska inan...

* evlenmeden once en az alti ay nisanli kal.

* asla baskalarinin hayalleriyle dalga gecme.

* derinden ve inancla sev.

* kirilabilirsin belki ama baska turlu de hayatini tam yasayamazsin.

* anlasmazliklarda durustce savas.

* insanlar hakkinda konusulanlara inanip onlar hakkinda karar verme.

* insanlari yargilarsan, onlari sevmeye zamanin kalmaz.

* insanlara beklediklerinden fazlasini ver ve bu isi yaparken kibar ol.

* yavas konus, ama hizli dusun.

* sunu daima hatirla ki, buyuk ask veya buyuk yatirim daima buyuk risk tasir.

* eger kaybedersen, aklini da kaybetme.

* uc "s" yi unutma:
sevgi - herkese,
saygi - kendine, baskalarina,
sorumluluk - tum hareketlerin icin.

* kucuk bir tartismanin tum dostlugu mahvetmesine izin verme.

* dostun olsun istiyorsan, dost ol.

* eger hata yaptigini fark edersen, hemen onu duzeltmeye bak, bile bile devam etme.

* telefonda konusurken gulumse. karsindaki sesinden gulumseyisini duyacaktir.

* konusmayi sevdigin biriyle evlen. yasin ilerledikce sohbet her seyden fazla onem kazanacaktir.

* biraz yalniz kalmaya ozen goster.

* anneni say, sev, ara.

* yeniliklere acik ol, ama ille de degismeye calisma.

* sunu bil ki, sessiz kalmak bazen de en iyi cevaptir.

* daha fazla kitap oku, dostlarini ara, daha az tv seyret.

* guzel, serefli bir hayat yasa.yaslanip geri baktiginda ikinci bir defa tadini cikarirsin.

* Allah'a guven - ama arabani kilitle.

* yuvanda sicak bir ortam yaratmak icin elinden geleni yap.

* sevdiklerinle tartisirken, o ani onemse, gecmisi kurcalama.

* satir aralarini da oku. bilgilerini paylas.

* dunyaya iyi davran.

* dua et. buyuk guc verir... dusun. daha da buyuk guc verir.

* isini iyi yap.

* operken gozlerini kapamayan sevgiliye guvenme.

* yilda bir defa, daha once gitmedigin bir yere git.

* eger cok paran olursa, baskalarina yardim et. paranin en zevkli tarafini kacirma.

* bazen istedigin bir seyin olmamasi senin icin bir sanstir.

* once kurallari ogren, dusun, karar ver ve bazilarini boz.

* en iyi iliskin, birbirinize olan sevginiz, birbirinize ihtiyacinizdan fazla oldugu zaman olacaktir.

* basarinin gercek olup olmadigini anlamak icin karsiliginda neler verdigine bak.

* ders alinmis basarisizlik basari demektir.

* sunu bil ki, karakterin senin kaderindir.

* sinirsizca sev, her gonulde cicek olacagina bir gonulde buket ol.

* kisiligini ve kimligini hicbir degerle degistirme!

*sevgi icin kollarini kapali tutma, sonra kendinden baska tutacak sey bulamazsin.

* icinden ne geliyorsa yap. dogal ol.

* sana yapilan iyiligi mermere, kotulugu suya yaz..

* mutluluk, sorunsuz bir yasam degil, onlarla basa cikabilme yetenegi demektir.

* gulmek icin mutlulugu bekleme, sonra tebessum bile edemezsin.*


0 YorumYorum yaz!Bağlantı

23/6/2007 - Kadınlar Eşlerinden Neleri Gizler?

"Kadınlar Eşlerinden Neleri Gizler?"

Kadınlar bazı şeyleri eşleriyle açıkça paylaşmaz.İşte kadınlarda saklı kalan 11 sır.. 


Kadınları anlamak güçtür.. İşte kadınların farklı düşünüp farklı söyledikleri, davrandıkları durumlar..

1. Kadınlar hemen hemen herşeyi, ayakkabı, etek, eczaneden ilaçları bile kendilerini mutlu etmek için alır. Ödeme miktarını DA her zaman daha AZ söylerler. Çoğu zaman eşinizden masrafları saklamanın doğru olmadığı söylenir. Ancak bazen kadınlar eşlerinin söylenmesine katlanamadıkları için, bu tür yalanlar söylemenin yanlış olmadığını düşünür..

2. Kadınlar kocalarına onlarla sık sık onlarla seks yapmayı düşündükleri söylemez. Bunun nedeni ise, özellikle çalışan kadınların yorgun oldukları zamanlarda eşlerinin bu konuda ısrar etmelerini önlemek ve dinlenmektir...

3. Bağlılık ve sorumluluk konusunda en AZ erkekler kadar titizdirler.. Kadınlar için eşleri evleninceye kadar beyaz atlı prens olsalar DA sonrasında kızdıkları, öfkelendikleri durumlar olabilir. Ancak çoğu zaman bu yönlerini eşlerine yansıtmazlar..

4. Modern ve özgür olsalar bile hala eşlerinin erkek olarak hayatın sorumluluklarını daha çok taşımasını isterler.. Erkekler üzerlerine düşen görevleri yerine getirdiğinde, hassas davrandıklarında, bu kadınları daha çok kadınsı yapar.. Gün sona erdiğinde eşinin kollarında dinlenen kadın için özgürlüğün bir anlamı yoktur..

5. Eski erkek arkadaşlarının yatakta çokta kötü olmadığını düşünürler. Ancak eşlerine her zaman onun daha iyi ve başarılı olduğunu söylerler. Eşinin de istediği budur zaten..

6. Kadınlar annelerine benzemekten çok korkarlar ancak eşlerinin anneleri hakkında olumsuz birşeyler söylemesine, 'annen gibi davranıyorsun' demesine de asla katlanamazlar.. Bu nedenle eşlerinin yanında annelerinin hatalarını anlatmazlar, görmezden gelirler.

7. Eşlerinin kendilerini biraz DA olsa kıskanmasını, üzerine titremesini isterler. Ancak çoğu zaman bunu eşlerine söylemez, onların bunu farkedip göstermesini ister.

8. Seksi ve yakışıklı ünlü yıldızlarla fantazi hayalleri kurarlar. Bu onlarla birlikte olmak istedikleri anlamına gelmez. Eşlerine asla bunu paylaşmazlar.

9. Kadınlar erkeklerin arkadaşlarıyla paylaştıkları itiraflarından daha fazlasını kız arkadaşlarına anlatırlar. Esas olan paylaşılanların aile arasında kalmasıdır tabi..

10. Eşlerinin yaptığı ıvır zıvır işlerin farkındadırlar ancak bunu çoğu zaman görmezden gelirler. Teşekkür ettiklerinde eşlerinin işleri yapmayacağını veya kendilerini suçlayıcı şekilde söylenmeye başlayacağını düşünürler. En iyi seçenek ise, evde iş bölümü yapmak ve herkesin sorumluluğunu üstlenmesidir..

11. Kadınlar erkeklere tüm kalbiyle aşıktırlar AMA bir daha ilk başlardaki gibi kalplerinin cızırdayacağını veya çarpmayacağı hüzünlü gerçeğinin de farkındadırlar. Çoğu kadın "aşk"a aşıktır çünkü. Eşlerine ilk günkü gibi aşık olmadıklarını asla söyleyemezler.

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

23/6/2007 - Niçin trafik lambaları kırmızı/ sarı ve yeşildir?

Niçin trafik lambaları kırmızı/ sarı ve yeşildir?

Trafik ışıklan uygulaması, önceleri demiryollarının trenleri kontrol için uyguladığı sinyaller örnek alınarak başlamıştır. Demiryolları idaresi kırmızı rengi 'dur' sinyali olarak seçmişti. Kırmızı renk kan rengi olduğundan asırlar boyu tehlikenin, tahribatın ve ölümün simgesi olmuştur. Demiryolları ilk faaliyete geçtiği 1830'lu yıllarda 'ikaz' ışığının rengi yeşil, 'geç' ışığının ise beyazdı.

Bir süre sonra beyaz sinyal problem yaratmaya başladı. Beyaz renkli 'geç' sinyali diğer sokak lambaları ile karıştırılabili-yordu. Ama daha DA kötüsü 'dur' işaretlerine konulan kırmızı mercekler yerlerinden düşünce ışık beyazlaşıyor, 'geç' sinyali olarak algılanıyor ve kazalara yol açabiliyordu.

Sonunda demiryolcular kırmızıyı 'dur', yeşili 'geç' San rengi de 'ikaz' sinyali olarak kullanmaya başladılar. Bilindiği gibi sarı, renk spektrumu içinde en göz alıcı renktir. Böylece makinist bir sinyalin bulunması gereken yerde beyaz ışığı görürse, bir şeylerin yanlış olduğunu anlıyor ve tedbirini alıyordu.

Karayollarına gelince, yollarda sadece atların ve at arabalarının bulunduğu tarihlerde bile dünyanın büyük şehirlerinde trafik sorundu. İlk trafik lambası otomobillerin ortaya çıkmasından çok önce 1868'de Londra'da kullanıldı. Gazla yakılan ve bir eksen etrafında döndürülebilen kırmızı ve yeşil lambalar bir yıl sonra patlayıp, kendilerini çeviren polisi de yaralayınca bu uygulama ortadan kalktı.

Ama öte yandan otomobillerin ortaya çıkması ve şehirlerde dolaşmaya başlamalarıyla birlikte durum iyice kötüleşti. Çeşitli şehirlerde değişik uygulamalar yapıldı. Demiryollarındaki uygulama örnek alındı AMA demiryollarında birbirine parallel iki hat vardı. Bu sistem iki yolun kesiştiği kavşaklarda işe yaramıyordu.

Sonunda günümüzdekilere benzeyen ilk elektrikli otomatik trafik lambasını, ilkokul mezunu ve ABD'deki Cleveland'da otomobil sahibi ilk siyah olan Garrett Morgan geliştirdi. 1914'de ilk denemelerine başlayan Morgan 1923'de de patentini aldı. Morgan 1963'de ölümünden AZ önce patentini 40 bin dolara General Electric firmasına sattı.

Morgan'ın lambaları demiryollarına benzer şekilde bir 'T' üzerinde kırmızı ve yeşil iki lambadan ibaretti. Çok geçmeden ikaz anlamında sarı lamba DA ilave edildi ve uygulama bütün dünyaya süratle yayıldı.

Aradan geçen yıllara rağmen sarı renk hala 'ikaz' anlamındadır AMA günümüz sürücüleri onu 'geç' sinyali olarak algılıyorlar.

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

19/6/2007 - Bunları biliyormusunuz !

# Rusya'da 7 çeşit saat dilimi vardır.
# Peru’da hiç umumî tuvalet yoktur.
# Suudi Arabistan’da hiç ırmak yoktur.
# Hindistan’da oyun kağıtları yuvarlaktır.
# Rusya’nın dörtte biri ormanlarla kaplıdır.
# En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa’dır.
# İngiltere’deki bütün kuğular kraliçenin malıdır.
# Dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Küba’dır.
# Mexico city şehri her sene 25 cm kadar batıyor.
# Hawai alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır.
# Eyfel Kulesi'nin tepesine kadar 1792 basamak vardır.
# Monako’nun millî orkestrası, ordusundan daha çoktur.
# Londra’daki Buckingham sarayında 602 oda bulunuyor.
# Dünyanın en çok domuz üreticisi ve tüketicisi Çinlilerdir.
# Her 4 Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor.
# Norveç’in kuzeyinde, yazın 14 hafta hiç güneş görünmez.
# Rusya ve Amerika’nın en yakın uzaklıkları 4 km’den azdır.
# Amerika’da her saat 40 kişi kanserden hayatını kaybediyor.
# Güney Kore başkenti Seul, “başkent” anlamına gelmektedir.
# Kanada, Kızılderili dilinde “büyük koy” anlamına gelmektedir.
# Hindistan'da yıllık doğum, Avustralya’nın nüfusundan fazladır.
# Yeni Zelanda, dünyadaki her türlü iklimin yaşandığı tek
ülkedir.

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

19/6/2007 - Erkek bebeklerin giysileri niçin mavidir?


 
Yüzyıllarca önce insanlarda şeytani güçlerin, bebeklerin veya küçük
çocukların odalarında dolaştıklarına, onların vücutlarına girmek için fırsat
kolladıklarına ilişkin ortak bir inanç vardı. Ayrıca bu şeytani güçlerin,
mavi renk tarafından kovulduğuna da inanılıyordu. Çünkü mavi göklerin
rengi idi. Hatta bugün bile hala Ortadoğu'da şeytanı kovmak için,
bazı evlerin kapıları maviye boyanmaktadır.
O zamanlarda, sülalenin devamı için, erkek bebeklerin önemi daha
fazla olduğu için, şeytan korkar da gider diye, erkek bebekleri
n ve küçük erkek çocukların giysilerinin mavi olması adet haline
geldi ve yüzyıllar boyunca devam etti.
Çok sonraları kız bebekler de "erkek bebekler kadar önem kazanınca",

onların giysilerine de bir renk verilmesi ihtiyacı doğdu ve de çiçeklerin en güzeli

olan gülün rengi, yani pembe renk verildi.

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

15/6/2007 - Nargile' nin Tarihi

 Nargile' nin Tarihi

 Image

İnsanoğlu ilk olarak milattan önce keşfetti tütünü... İbadet amacıyla yaktıkları tütün yapraklarının verdiği keyfi fark eden insanlar, o günden beri onu hayatlarında vazgeçilmez kıldı. Tütün, tarih boyunca çeşitli medeniyetler tarafından şekillendirildi. Pipo oldu, puro oldu, sigara oldu, ağızlarda çiğnendi. Ancak hiçbir şekil, tütün ile nargile kadar bütünleşmedi.


Hindistancevizi'nin dışındaki tütün benzeri tabakayı yakan ve cevizin içine soktukları kamışla keyif yapan Hintliler, asırlar sürecek olan nargile geleneğini de başlatmış oldular. Nargile, aradan geçen yüzyıllar sonunda bir kültür haline dönüştü. Dede torununa miras bırakacak kadar değer verdi nargilesine... Kimi zaman sultanların başucunda yerini aldı, kimi zaman ise hak ettiği ilgiden mahrum bırakıldı. Nargile ve nargile çevresinde oluşan göz kamaştırıcı kültür, bugün yine o ihtişamlı günlerine yeniden dönmenin hazırlığını yapıyor. Tütüne sihir katan kültür, gün geçtikçe daha fazla ilgi, sevgi görmeye devam ediyor.

  Doğu kültürünün önemli bir parçası olan nargilenin ismi Farsça'da 'Hindistancevizi' anlamına gelen "nargil" kelimesinden geliyor. Araplarca "şişa", İranlilarca ise "kalyan" olarak adlandırılan nargilenin ilk örnekleri Hindistan'da ortaya çıktı. Hindistancevizinin içi boşaltıldıktan sonra kabuğuna bir kamış sokularak yapılan ilk nargile, hintkeneviri tüketimine yeni bir boyut katarken, hindistancevizi ise zamanla yerini kabağa bıraktı. Gün geçtikçe yaygınlaşmasının ardından da porselen ve bronz gövdeli nargileler ortaya çıktı ve bunları çini, gümüş ve cam gövdeli nargileler izledi.
 
Önce İranlilar, sonra Araplar arasında yaygınlaştı

 nargile tarihi

Araştırmacıların 'sohbet medeniyeti' diye tanımladığı Osmanlı ise tütünü tanıdığı 16. y.y dan bu yana nargileyi içine çekip, dumanını göğe savuruyor. Muhabbet erbablarının vazgeçilmez dostu nargile, bu misyonunu günümüzde de hiçbir şey yitirmeden sürdürüyor. Çünkü tiryakilere göre tek başına nargile içmenin hiçbir anlamı yok! Bu nedenle nargile kahveleri hâlâ en koyu sohbetlerin başlıca mekanı olma özelliğini koruyor.

Türk insanının nargile ile tanışması aslında Osmanlı dönemine rastlıyor. O dönemde İran'dan getirilen ve zamanın kahvehanelerinde muhabbetlere eşlik eden tömbeki padişahlar döneminde yasaklanmıştı. Nargile de uzun zaman İstanbul Tophane'de , İzmir Kemeraltı'nda ve Ankara Gençlik Parkı'nda tömbeki olarak sunulmaya başlanmış. Bu nostaljik mekanların müdavimlerini ise genellikle orta yaşın üstündeki insanlar oluşturuyordu. Daha sonraki, yani yakın dönemlerdeki aromalı nargilelerin hayatımıza girmesi ile daha hafif bir içecek haline gelen nargile genç kitle tarafından da tercih edilmeye başlandı

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

12/6/2007 - Zeytinyağı ve faydaları

 ABD'de Zeytinyağı Tutkunları Kulübü'nün kurucusu Carol Firenze
Zeytinyağı Tutkusu adlı kitabında zeytinyağının sadece yemek ve
salatalarda değil, mutfak dışında da nasıl kullanıldığını anlattı.

Firenze zeytinyağının ilk olarak bedenin içi için değil dışı için
kullanıldığını hatırlatıyor. Eski zamanlardan bu yana insanların
zeytinyağını tedavi, dinsel törenler, günlük güzellik bakımları, cildi
sıkılaştırmak, yıpranmayı önlemek, saçları yumuşatmak, tırnakları
güçlendirmek, alkolün etkisini gidermek ve ağrıyan kasları
iyileştirmek için kullandıklarını sıralıyor.

Bir zeytinyağı tutkunu olan İtalyan asıllı Amerikalı Carol Firenze'nin
zeytinyağına olan aşkı, İtalya'nın zeytinyağıyla ünlü Liguria
bölgesinde yaşamış atalarından geliyor. Firenze, 'Anneannemin yaptığı
yemeklerin tadını ve büyükbabamın o değerli yağı alabilmek için
haftalarca para biriktirdiğini hatırlarım' diyor ve zeytinyağının
evlerinden eksik olmadığını ekliyor.

Bu nedenle de Firenze'nin 'Zeytinyağı Tutkusu' çok eskilere dayanıyor.
Firenze kitabında zeytinyağının ABC'sini anlatırken satır aralarında
da mobilyaların temizlenmesinden, bebeklerin bakımına uzanan çok
çeşitli kullanım reçetesi sunuyor. Komili'nin katkısıyla Ledo
yayıncılık tarafından Türkçe'ye çevrilip basılan kitap zeytinyağı
tutkunlarına kılavuzluk ediyor.

İŞTE MARİFETLERİ

Granit ve parkelerin, fayansların temizliğinde.

Bakır tabakların kalaylarının parlatılmasında.

Şamdanlardan eskimiş mumları temizlemede.

Mobilyalara yapışmış tipekslerin çıkartılmasında.

Mobilya cilası olarak.

El ve ciltteki boyaların çıkartılmasında. Katranlı ellerin
temizlenmesinde.

İnci ve elmasları parlatmada.<******>

Ahşap eşyaların korunmasında

Antika mobilyaların restorasyonunda.

Kızartma tavalarının bakımında.

Bıçakların temizlenmesi ve korunmasında.

Küçük el aletlerini korumada.

Vites dişlilerini yağlamada.

Silahların bakımında.

Kayak takımlarının, showboard kızağının kaykay ve patenlerin
bakımında.

Çiçeklerin yapraklarının temizlik ve parlatılmasında.

Gıcırdayan kapı menteşelerinin yağlanmasında.

Pirinç eşyaların parlatılmasında.

Sıkışmış fermuarların açılmasında.

Deri ayakkabıların parlatılmasında.

Sadece acil durumlarda otomobil yağı olarak.

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son Sayfa • Sonraki Sayfa ->

Hakkımda


Taksim1984, ScorpionkinG, DJTieSToTR, Ulubatlı

Kategoriler

  • AktueL
  • Basari Hikayeleri
  • BurclaR - Astroloji
  • Daha Guzel Bir Dunya IciN
  • Dini BilgileR
  • DownloaD
  • DuygusaL
  • Erkek - Kadin iliskileri
  • EtkinlikleR
  • Faydali BilgileR
  • FeNeRBaHcE
  • FoReVeR RaP
  • Geyiq MuhabbeT
  • HaberleR
  • HediyeleR YarismalaR
  • is ilanlari
  • Kafamiza GorE
  • KisiseL
  • KitaP DerGi
  • KomiK
  • O An
  • Okunasi YazilaR
  • Pc Hakkinda BilgileR
  • ResimleR
  • RoportaJlaR
  • Saglikli YasaM
  • Sarkilarin Dili
  • TeknoloJi
  • Tv Dizileri
  • VideoLAR
  • Arkadaşlarım

    fevzi293
    eglencecafe
    programsarayi

    Güncel




    Online E-Devlet Hizmetleri
    TC Kimlik No
    Vergi Kimlik No
    SSK Hizmet Dökümü
    İnternet Vergi Dairesi
    Motorlu Taşıtlar Vergisi
    Telefon Rehberi
    Altin Sayfalar
    ÖSYM Sınav Sonuçları
    ÖSYM Sınav Sonuçları
    ÖSS Sonuçları
    KPSS Sonuçları
    KPDS Sonuçları
    LES Sonuçları
    TUS Sonuçları
    ÜDS Sonuçları
    ALS Sonuçları
    DGS Sonuçları
    Aöf Sonuçları
    Diğer Sınav Sonuçları
    ÖSYM Sınav Takvimi
    E-Devlet Linkleri:
    Devletim.com
    Online Hizmetler
    Milli Eğitim Bakanlığı
    Üniversiteler
    Sağlık Bakanlığı
    Emeklilik Hizmetleri
    Hukuk ve Adalet
    Emniyet Hizmetleri
    Ekonomik ve Mali İşler
    İş ve Eleman Arama
    Genel Devlet Kurumları
    Bakanlıklar
    Valilikler
    Belediyeler
    Kaymakamlıklar
    Siyasi Partiler
    Silahlı Kuvvetler
    Sivil Toplum
    Engelli Sayfaları
    Elçilik - Konsolosluklar
    Avrupa Birliği
    K.K.T.C.
    Turizm
    Tatil ve Gezi Rehberi
    Deprem Linkleri
    Haber Kaynakları
    Faydalı Linkler:
    Aöf Deneme Sınavı
    Dgs Deneme Sınavı
    Kpss Deneme Sınavı
    Les Deneme Sınavı
    Smmm Deneme Sınavı
    Aöf E-Öğrenme
    Site Yöneticisine mesaj





    Add to Technorati Favorites GetRank