Google
DuygusaL - uLuBaTLiHaSaN - Blogcu



uLuBaTLiHaSaN

A'DAN Z'YE TÜM SANATÇILARIN BÜTÜN ALBÜMLERİNİ BEDAVA DİNLEYEBİLİRSİNİZ .
Online Müzik Dinlemek İçin Tıklayınız

14/12/2007 - AŞK ESKİR Mİ?..

Kategori: DuygusaL

AŞK ESKİR Mİ?..

Mut’un bir dağ köyünde dostlarla gezerken, yaşlıca bir çiftin, kerpiçten yapılmış evlerinin bahçesinde sohbet ettiklerini gördüm. Bir yanı tamamen kırılmış eski bir kanepenin sağlam tarafına sıkışıp oturmuşlardı... Yüzlerinde huzurlu bir tebessüm vardı. Evin durumundan ve karı-kocanın  kılık-kıyafetinden, yeni bir kanepe alacak güçlerinin olmadığı hemen anlaşılıyordu.

Selâmlaştıktan sonra:

-“Kanepe..” dedim, “kırılmış…”

Adam bilgece konuştu:

- “Biz de sağlam tarafına oturuyoruz. Yetiyor bize…”

Kadın tamamladı:

- “He ya, yetiyor bize. Bak ne güzel oturuyoruz…”

Sevdiğimin elini daha bir sıkı tuttum...

Aşk, “bu kanepe neden kırık, neden yeni bir kanepe almıyoruz” diye dırdır edip yakınmak yerine, “kanepenin sağlam tarafını paylaşmak” değil miydi?.. 

Bu fotoğafı büyüterek evimin en görünür yerine astım.  (İnternet’ten)



1 YorumYorum yaz!Bağlantı

2/11/2007 - "Ben" de senden sonrası kalmadı..

Kategori: DuygusaL


İçimde gizliden gizliye sakladıklarım vardı ya hani..
Yüreğimde beslediğim,her şeyden koruduğum izler vardı ya hani..
işte ben tümünü sana vermeye geldim bu gece..
Sığabildiği kadarını bu geceye, arta kalanları gündüzlerine...

İnsanın rahatlıkla sığınabileceği kadar parlaktı bakışların..Alev alev yakıyordu gözlerin..Seni,gözlerine yandığım o gün sevdim işte..

Hiç korkmadan ve hiç kaçmadan dikilip karşına..Sana sarıldım..
Ve bütün benliğimide savurdum bir dokunuşla havaya..


Aşk...
Ne kadar "yok"sa herşey, o kadar olacaktı "aşk"..
Anlamadın..
Anlatamadım..


O sabah kara bir defter sayfası buldum yatağının kenarında..Boş yer kalmayacak şekilde karalanmış bir sayfa..Ve işte o an anladım..Senin yaşaman için boyamaya, karalamaya ihtiyacın vardı bir şeyleri..Ve bunun için de her seferinde yeni bir sayfaya..

Başlama ve bitiş noktalarından ibaretti hayatın...
Ve aralarda birkaç dağınık sayfa..

O sabah hiç pişman olmadan, ama çok acı çekerek..
Bütün kadınlara maletmeden, ama seni lanetleyerek ..
Hayatımdan seni, senin oyununla çıkardım işte..

"Ben değiştim.." dediğin gün elinde yine karakalemle bekliyordun.Sevinçle sarılmıştın boynuma..Sanki gerçekmiş kadar büyük bir hevesle..Değiştiğini sandın...Sandın..Ama yine yanıldın..

Sadece bu seferki sayfa o zamana kadar gördüklerinden daha büyüktü..
Sayfalar yanılttı seni, ben de..Çünkü artık bir silgi vardı elimde..
Yok ediyorum senin bıraktığın derin izleri..
Ve artık karalayamayacaksın eskisi gibi..

Korkma..
Meraklanma..
Şaşırma sakın..
Gidiyorum işte..



Ansızın uykulardan uyanmaların..
Gözlerini perdeleyen endişelerin..
Değişmeni AŞK sanıvermen..
Umutların ve insanları umutlandırmaların..
Bana dönmen ve beni sevme alışkanlığın..
Kapama gözlerini,bak..
Bitiyor işte hepsi..
Bir adım sonrası ayrılık..
Bir adım sonrası benden sonrası..

"Ben" de senden sonrası kalmadı..
Bu senin "Son"ran..
Bu senin "Son" olman..


Çünkü, gördün işte..Benim elimde silgi.. Seninse boş sayfaların yırtık..Ve kalemin bitmekte....

Üzerinde durduğunuz kaya yuvarlanmaya baslarsa atlayın. Yoksa siz de onunla birlikte yuvarlanıp ezilirsiniz. Sadece aptallar kayanın üzerinde durmaya çalışırlar..


yok YorumYorum yaz!Bağlantı

31/10/2007 - Sevgilin değil sevdiğin olmayı istedim....

Kategori: DuygusaL

Anlamalıydım ben üzüldüğümde kılını kıpırdatmamandan, sadece işin düştüğünde aramandan.


"N'aber, nasılsın" lâfının arkasına "Bir görüşelim mi?"
ekleyememenden, anlamalıydım sevgisizliğini...
Ben, seni görmek için sınırlarımı zorlarken, senin umursamamandan, alaycı konuşmalarından, ya da senden vazgeçerim diye korkup önüme bir parça yem atmandan anlamalıydım... Ben, hayatta hiç kimseye bu kadar sabırlı bu kadar mülayim davranmamıştım oysaki.

Severdim özgürlüğümü, asi olmayı, bir bardak sudafırtınalar koparmayı, kimseye hesap vermemeyi... Bir bunları severdim bir de seni sevdim...

Sevgilin değil sevdiğin olmayı istedim....

İlk defa biri benden hesap sorsun istedim, bir açıklama beklesin.
Bu biraz açık değil mi ya da "Hayır bir yere gitmiyorsun, evde oturuyorsun" dan başka bir şeydi bu... Beni sorgula, duygularımı sorgula istedim. Olmadı...

Ne kadar da kolaydımsenin için, ne kadar dazahmetsiz...
Tabiiki, bocalardın, emindin düzgün insan olduğumdan hayatında hiç karşına çıkmamış kadar düzgün, emindin seni çok sevdiğimden ve düşündüğümden;

öyle olmasaydı her probleminde ilk beni arar mıydın?
Nedenleri, niyeleri merak etmedim hiç, inan etmedim...

Bu kadar sevgisizliğinde seni nasıl bu kadar sevdim, onu merak ettim. Benim için ne düşündüğünü, beni nasıl gördüğünü, sendeki beni merak ettim... Artık hayal kurmuyorum, geçmişe bu kadar bağlı olmamın sebebi; o zaman çok mutlu olmam bunu biliyorum...

Şimdi tekrar başlasak da, yalnızlığı paylaşsak da sana gönlümüaçabilir, gözüm kapalı güvenebilir miyim sanıyorsun? Şimdi artık tek başınayım... Hiç değilse hakkını veriyorum yalnızlığın. iki kişilik kocaman bir boşluktansa sensizliği ve yalnızlığı yeğlerim... <******>
Artık kendimi görmemek için aynalara bakmıyorum, üşürüm diye kazağını giymiyorum,
ağlarım diye türkü söylemiyorum.
Belki de sen haklısın!


Artık ben bile kendimi SEVMİYORUM...

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

15/10/2007 - “üçüncü tekil şahıs”-Yiğit Güralp

Kategori: DuygusaL

“üçüncü tekil şahıs”

Davetiyeler, odalar
Ve localar iki kişilik
Ya tek gidersin bi koltukta
Ya biletler; iki kişilik

Ya tek kişiliktir bi yatak
Ya yalnız yatılmaz; iki kişilik
Ya tek taraflıdır bi aşk
O da severse; iki kişilik

Başka kaç kişiyi seversen sev
Bir sevda yalnız iki kişilik
Hele baş başa bi akşamda
Masalar hep iki kişilik

Peki sen kimsin dediler bana
Dedim üçüncü tekil kişilik
Peki dostluk var mı dünyada
Dedim dünya iki kişilik
Çocuktuk çoktuk oysa
Çok üzgünüm şimdilik


Yiğit Güralp



yok YorumYorum yaz!Bağlantı

12/8/2007 - İç hesaplaşma yapıyorum

Kategori: DuygusaL
Ne kadarda ıssız oluyor geceleri herkes kendi kabuğuna çekildiğinde.
Birde uyku gözlerimi terk ettiğinde
Zaman geçmek bilmiyor.
Hava çok soğuk. Karlı Bir akşamdan kalmayım yine. İçim titriyor…
Yeni bir yaşa girmek üzereyim. 5 parmağımı geçmeyecek sayıda gün kaldı.
Üzülüyorum…
Çünkü büyümek değil, yaşlanmak diye nitelendiriyorum geçen zamanı…
Dehşetle bekliyorum yüzümde çıkacak ilk kırışıklığı
Anlımda mı? Göz çevremde mi? diyorum.
Hangisi ilk olarak ‘misafir değil kalıcı geldim’ diyecek acaba bana
Korkuyorum…
Gelecek kaygısı korkutuyor beni
Yalnızlık korkutuyor…
Kimsesizlik, kayıplar korkutuyor…
Bir kâğıt bir kalem alıyorum elime
Birde kendimi…
İç hesaplaşma yapıyorum
Yanlışlar doğrular…
Günahlar sevaplar…
Hayat bir sınavmış oysa
Yanlışlar doğruları alıp gidiyormuş meğer
Öğretmediler yeni duyuyorum.
Nede çok yanlış yapmışım ben
Kısacık ömrüme ne çok yanlışlıklar sığdırmışım…
Her gün bir takvim yaprağını hevesle koparıp savururken;
Meğer ben her gün ömrümden bir gün koparıyormuşum
Yeni bir hayata merhaba diyorum bu gün
Kâğıttaki doğrulara ve yanlışlara çizgi çekiyorum
Ve altına bir not düşüyorum.
Kışı yaşayacağım tüm güzelliğiyle
Baharı da…
Artık iyi insanlara kucak açıp kötü insanlar tanımayacağım.
Yine fesleğen yetiştireceğim balkondaki saksıda
Yine gözlerimi kısmadan bakmaya çalışacağım güneşe
Ey hayat!
Seni yaşayacağım tüm güzelliğinle…
(alıntı)

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

11/8/2007 - BİR AŞK NASIL YÜRÜR?

Kategori: DuygusaL
BİR AŞK NASIL YÜRÜR?
       İlişkiye başlamak ne kadar zorsa yürütmek de o kadar zordur. Oysa yapacağınız küçük şeyler aşkınızın çok uzun süreler devam etmesini sağlayacaktır.
       İşte bunlar;
  Her güne bir öpücük ve gülümsemeyle başlayın.

  Dürüst olun ne olursa olsun doğruyu söyleyin.

  Hafta da en az bir kere buluşun ve o gün diğer bütün işlerinizi erteleyin.

  Birbirinizden farklı yanlarınızı kabul edin. Yani birbirinizi olduğunuz gibi kabul edin değiştirmeye çalışmayın.

  Kibar olun özellikle de sevgilinize karşı.Kibarlığınız ona özel olduğunu hissettirecektir.

  Şefkatli olun. Gerektiğinde bir baba ya da anne olabileceğinizi gösterin. Böylece aranızdaki güven duygusu da daha da güçlenecektir.

  Birbirinize hediye verin. Hediye vermek için doğum günü, sevgililer günü, yıldönümü gibi özel günler beklemeyin.

  Birlikte gülün. Birbirinizi güldürün.

  Birlikte hayal kurun. Hayalin ne olduğu hiç önemli değil. İster kendi geleceğinizle, ister dünyanın geleceğiyle ilgili olsun.

  Birbirinize dokunun. Dokunmak aşkın en iyi ifade şeklidir.

  Yalnız ikinize ait bir şarkı bulun. Şarkı çalarken birlikte söyleyin. Şarkınız sözlerini birbirinizin gözlerine bakarak fısıldayın.

  Birbirinize masaj yapın. Hem günün stersini üzerinden atacak, hem de aşkın erotizmini yaşayacaksınız.

  Birlikte yemek yapın. Sonra o yemeği yiyin ve birbirinizi tebrik edin.

  Hiç neden yokken birbirinize kartlar,mesajlar gönderin. Üstelik bunu yapmak artık çok kolay. İnternet ve cep telefonlarını unutmamak gerek.

  Bir şeyi sizden istemeden yerine getirin.

  Sevgiliniz dinleyin. Anlattığı her şeye ilgi gösterin. Birlikte çözümler üretin.

  Birbirinize cesaret verin. Zor bir sınav öncesi, bir iş görüşmesi öncesi yada bir spor karşılaşması öncesi söyleyeceğiniz ‘’Başaracağına inanıyorum’’ sözü sihirli bir etki yapacaktır.

  Size aykırı gelse de bir şeyi onun istediği gibi yapın.

  Kahvaltı hazırlayın. Şair Cemal Süreyya’nın dediği gibi ‘’ kahvaltının mutlulukla bir ilişkisi olmalı...’’

  Gün içinde mutlaka telefon edin. Telefonda ona özlediğinizi söyleyin.

İlişkinizi fast food gibi çabucak tüketmeyin. Bazen dinlendirinağırdan alın, birbirinizin yorulmasına izin vermeyin.

  El ele tutuşun. Sevginizin ifadesidir bu.

  Birbirinize sarılın. Sarılarak uyuyun.

  Aşk için saygı şart. Sevgilinize saygı duyduğunuzu belli edin.

  Eve sizden sonra gelmişse mutlaka kapıda bir öpücükle karşılayın.

  Sevgilinize hayranlıkla bakın. Unutmayın ki o hayatınızın en beğendiğiniz, birlikte olmayı en çok istediğiniz kişi.

  Birbirine göz kırpın. Bu çocuksu davranış sevgilinize çok sevimli gelecektir.

  Özel günleri unutulmaz kılın. Klasik kutlamalardan kaçının.

  Hatalıysanız mutlaka özür dileyin. Özür dilemek bir erdemdir. O erdeme sahip olmayan insanların da bir aşkı yürütmesi çok zordur.

  Affedici olun. Her insan hata yapabilir. Ama pire için yorgan yakmayın.

  Hafta sonunda yada tatillerde küçük kaçamaklar yapın. Sürekli bulunduğunuz ortamlardan uzaklaşın.
  Onu mutlu etmek için bir şeyler yapın. Üstelik bunu ‘’Seni mutlu etmek için ne yapabilirim?’’ diye açıkça sormaktan çekinmeyin.

  Olumlu ve yapıcı olmaya çalışın.

  Duyarlı olun.Her konuda duyarlılığınızı gösterin.

  Birlikte vakit geçirmek için istekli olun.

  Sizden istediği şeyi ciddiye alın. Yerine getirmek için uğraşın.

  Aşkınızı sözlerle ifade edin. İster kendi sözlerinizle ister başkasınınkilerle...

  Birlikte güzel anılarınızdan söz edin. Böylece bir geçmişiniz olduğu ortaya çıkacaktır.

  Birbirinizin arkadaşlarını tanıyın ve onlara sıcak yaklaşın.

  Yıldönümlerini hiç unutmayın. Mümkünse bunları not edin.

  Hatalıysanız kabul edin. Asla gurur yapmayın.

  Cinsel yaşamınızda anlayışlı olun. Birbirinizin isteklerini dinleyin ve birbirinizi mutlu etmek için uğraşın.

  Birbiriniz için iyi şeyler dileyin.

  Birlikte güneşin batışını izleyin.

  ‘’Seni seviyorum’’ demek için fırsatlar yaratın.

  Sizi tanıyanlara birbirinizden hayranlıkla bahsedin.

  Her günü bir kucaklaşmayla bitirin.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

11/8/2007 - hayalet...

Kategori: DuygusaL
Bir tek seni sevdiğim doğruydu...
Ve bu doğru yüzünden hayatım yalana battı...
Sen beni dışladığından beri beni sevenlere bir hayalet hediye ettin...
Tepeden tırnağa aşka,tepeden tırnağa özleme batmış bir hayalet...
Kimisi senin beni beklettiğin kapıda beni bekledi.Seni beklemekten yorulur, onunla birlikte çekip giderim diye buralardan...
Ve ben en çok onların sevgisine in
andım.En çok onlara derinden üzüldüm.
Ve hep merak ettim, karşılıksız ve onca yıl bir hayaleti nasıl böylesine
sevebildiler diye...
Dünyanın iyi bir yer olduğuna ve yaşamak için çok sebep bulunduğuna,
bu insanların bir hayalete duydukları o akıl almaz, o sonsuz sevgileri
yüzünden bir kez daha in
andım...
Seni unutmak için başladığı her aşkı yine seninle aladatan bir
hayalete...
Seninle kendini, bütün düşlerini, çocukluğunu, yaşadığı bütün acıları aldatan bir hayalete...
Bir tek sana duyduğu sevgisi doğru olan,
bu yüzden bütün hayatı bir yalan olan hayalete...

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

4/8/2007 - BİR İNSAN NEDEN SEVİLİR?

Kategori: DuygusaL
BİR İNSAN NEDEN SEVİLİR?

"SENİ  SEVİYORUM"

Sadece kim olduğun için değil, sen olduğun için ve seninle beraberken kim olduğumu, benliğimi anladığım için, beni değiştirmeye çalışmadan olduğum gibi sevdiğin için, ayrıca, bir şey söylemeden, bakışlarınla bile sevgini hissettirdiğin için  ve bana kendimi önemliymişim gibi hissettirdiğin için

                                                                                                            SENİ  SEVİYORUM!

 

Sadece kendine yaptıkların için değil, bana  kattığın güzellikler için, beni hep tamamladığın ve biz bilincini bana aşıladığın için

                                                                                                            SENİ  SEVİYORUM!

 

İçimdeki çocuğu, saklı kalmış beni ortaya çıkardığın için, ayrıca, sana ihtiyacım olduğu her an beni yalnız bırakmayıp gücüme sevginle güç kattığın ve tüm duyarlılığınla yanı başımda olduğun için

                                                                                                            SENİ  SEVİYORUM!

 

Elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman üzüntülerimi alıp onların yerine şimdiye kadar kimsenin başaramadığı o güzellikleri, o sıcaklığı, o içtenliği bana hissettirdiğin için ve bütün bunları benden kilometrelerce uzaklıkta bulunan bedenin ama beni bir an olsun  yalnız bırakmayan mucizevi sevginle, o güzel ruhunla başardığın için

                                                                                                            SENİ  SEVİYORUM!

 

Hayatımı bir aşk ve sevgi tapınağına dönüştürdüğün ve her günümü özel bir güne, yaşam şenliğine, unutulmayan şiirlere dönüştürdüğün için ve hayatımda beklediğim iki şeyi "huzur ve sağlığı" bana sağlamaya çalıştığın için ki beni zararlı şeylerden uzak tutarak sağlığımı,varlığın ve sevginle de huzurumu sağladığın için

                                                                                                           SENİ  SEVİYORUM!

 

Sadece sesimi duymak için aradığın için, hayatın monotonluğunu ortadan kaldırdığın için, kendimi keşfetmeme yardımcı olduğun için, en iyi dostum, arkadaşım, sırdaşım, bir tanem  olduğun için, yanımdayken bile seni çok özlediğim için, en önemlisi  sadece ve sadece "BENİM SEVGİLİM" olduğun için

                                                                                                           SENİ SEVİYORUM!

 

Çünkü sen kimsenin ve benim başaramadığım şeyleri, kendimi iyi hissetmemi, kendimle dost ve barışık olmayı,hiçbir zaman olmadığım ve tadamadığım kadar mutlu olmamı sağlıyorsun. Böylece bana mükemmel bir ilişki sunuyorsun. Ve sen bunları yalnızca konuşmayla, sözlerinle, dokunuşunla veya işaretle değil, sadece kendin olmakla yapıyorsun. Hiç kuşkusuz, sağlıklı sevgi ve gerçek dostluk, ölümsüz arkadaşlık budur...

Ve buna ekleyecek daha bir çok şey olduğu için ben seni çok, hem de çok seviyorum.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

4/8/2007 - SEVDİĞİNİZİ SÖYLEMEKTE GEÇ KALMAYIN

Kategori: DuygusaL

SEVDİĞİNİZİ SÖYLEMEKTE GEÇ KALMAYIN


     İstediğimiz her şeyi söylemek için sadece 5 dakikamız kaldığı söylense, telefon kulübesi , karşısındakilere kendilerini sevdiklerini söyleyenlerle dolu olacaktır........

    Yetişkin sınıflarımın birinde,''hiç'' yapmamam gereken bir şey yaptım ve onlara ev ödevi verdim ! Ev ödevleri 'o hafta bir sevdiklerine gidip , ona kendisini sevdiklerini söylemekti.Bu sözleri o kişiye daha önce hiç ya da  uzun suredir söylememiş olmaları gerekiyordu.'' Bu size o kadar da zor bir ödev gibi gelmeyebilir , ama sınıfımdaki öğrencilerimin çoğunun erkek ve 35 yaşın üzerinde olduklarını ve duygularını dışa vurmanın yanlış olduğu  şeklinde yetiştirilmiş olan ''maço'' erkekler olduklarını düşünürseniz , beni anlarsınız. Duyguları göstermek ve ağlamak (Allah korusun!) en büyük yasaklardır bu erkekler için.Dolayısıyla bu ev ödevi bazıları için korkulu bir düştü adeta. 

     Bir sonraki dersin başında , öğrencilerime sevdikleri birine kendisini sevdiklerini söyleyince neler olduğunu anlatmak isteyip istemediklerini sordum. Kadınlardan birinin gönüllü olacağını düşünüyordum , çünkü genellikle hep bir kadın çıkar ve yasadığı deneyimi anlatır,fakat bu kez erkeklerden biri elini kaldırdı. Çok etkilenmiş görünüyordu. Ayağa kalktı ve , ''Dennis , geçen hafta bu ev ödevini verdiğinde sana çok kızmıştım. O sözcükleri söyleyebileceğim birinin olmadığını düşünüyordum, üstelik sen   kim oluyordun da bu denli kişisel bir konuya burnunu sokuyordun? Fakat arabamla eve giderken bilinçaltım benimle konuşmaya başladı. Bana kime 'seni seviyorum' diyeceğimi anlatıyordu. 

     Babamla beş yıl önce aramızda büyük bir tartışma geçmişti ve beş yıldır konuşmuyorduk. Sadece zorunlu olarak Noel'de bir araya geliyor , bunun dışında mümkün olduğunca uzak duruyorduk birbirimizden . Bir araya geldiğimizde de birbirimizle konuşmuyorduk zaten . 

     Geçen salı günü buradan ayrılıp eve gittiğimde , kime kendisini sevdiğimi söyleyeceğimi çok iyi biliyordum. ''Çok garip , ama bu kararı vermek sanki sırtımdan çok ağır bir yük kaldırmıştı'' ''Eve girer girmez eşime kararımı açıkladım. Eşim çoktan uyumuştu , ama bu haberi verebilmek ,için onu uyandırdım. Verdiğim haberi duyar duymaz , yataktan fırladı ve bana sarıldı. 

     Evlendiğimiz günden beri beni ilk kez ağlarken görüyordu. Bütün gece kahve içtik, sohbet ettik. Her şey mükemmeldi! ''Ertesi sabah erkenden kalktım. O kadar heyecanlıydım ki, uyumam olanaksızdı. Erkenden işe gittim ve bir günde yapacağım isi iki saat içinde bitirdim. ''Saat 9:00'da babamı arayıp , isten sonra kendisini ziyaret etmek istediğimi söyledim. 

     Telefonu açtığı zaman ona , ''Baba isten sonra ziyaretine gelebilir miyim Sana söylemem gereken bir şey var'' dedim . Babam ters bir biçimde, 'Nedir?' diye sordu. Çok uzun sürmeyeceğini söyleyince kabul etti. ''Saat 17:30 da annemin babamın evlerinin kapısını çaldım, kapıyı babamın açması için dua ediyordum. Kapıyı annem açarsa , her şeyi ağzımdan kaçırıp anneme anlatmaktan korkuyordum. Ama şanslıydım ve kapıyı babam açtı. 

     ''Hiç vakit kaybetmedim ve babama , 'Babacığım , buraya seni sevdiğimi söylemek için geldim' dedim. ''Bir anda babamın yüzü değişti . Yüzünün ifadesi yumuşadı, sanki yüzündeki kırışıklıklar kayboldu ve ağlamaya başladı.Bana yaklaştı , beni kucakladı ve ''Oğlum , ben de seni seviyorum, ama  bunu hiçbir zaman söyleyemedim'' dedi. 

    ''O,o kadar güzel bir andı ki kıpırdamak bile  istemiyordum.Annem gözleri yaşlı yanımıza geldi.Ona göz kırptım ve öpücük gönderdim, hala babama sarili duruyordum . Uzun zamandır bu denli güzel bir duygu yaşamamıştım. ''Ancak , söylemek istediklerim burada bitmiyor . Ziyaretimden iki gün sonra babam bir kalp krizi geçirdi . Uzun zamandır kalbiyle ilgili bir sorunu varmış ve bana söylemiyorlarmış . 

     Şimdi babam hastanede ve bilinci yerinde değil. Hayatta kalıp kalmayacağını bilmiyorum ''Bu nedenle hepinize vermek istediğim bir mesaj var. Hemen yapmanız gereken hiçbir şeyi sakin ertelemeyin. Babama kendisini sevdiğimi söylemeseydim simdi ne olurdu? Belki bir daha aynı şansı yakalayamayacağım! Yapmanız gerekeni yapın, hemen simdi!'

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

4/8/2007 - Aşk iki kişiliktir

Kategori: DuygusaL
Değişir rüzgarın yönü 
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.


Ataol Behramoğlu
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda


Taksim1984, ScorpionkinG, DJTieSToTR, Ulubatlı

Kategoriler

Arkadaşlarım

fevzi293
eglencecafe

Güncel




Online E-Devlet Hizmetleri
TC Kimlik No
Vergi Kimlik No
SSK Hizmet Dökümü
İnternet Vergi Dairesi
Motorlu Taşıtlar Vergisi
Telefon Rehberi
Altin Sayfalar
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSS Sonuçları
KPSS Sonuçları
KPDS Sonuçları
LES Sonuçları
TUS Sonuçları
ÜDS Sonuçları
ALS Sonuçları
DGS Sonuçları
Aöf Sonuçları
Diğer Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Takvimi
E-Devlet Linkleri:
Devletim.com
Online Hizmetler
Milli Eğitim Bakanlığı
Üniversiteler
Sağlık Bakanlığı
Emeklilik Hizmetleri
Hukuk ve Adalet
Emniyet Hizmetleri
Ekonomik ve Mali İşler
İş ve Eleman Arama
Genel Devlet Kurumları
Bakanlıklar
Valilikler
Belediyeler
Kaymakamlıklar
Siyasi Partiler
Silahlı Kuvvetler
Sivil Toplum
Engelli Sayfaları
Elçilik - Konsolosluklar
Avrupa Birliği
K.K.T.C.
Turizm
Tatil ve Gezi Rehberi
Deprem Linkleri
Haber Kaynakları
Faydalı Linkler:
Aöf Deneme Sınavı
Dgs Deneme Sınavı
Kpss Deneme Sınavı
Les Deneme Sınavı
Smmm Deneme Sınavı
Aöf E-Öğrenme
Site Yöneticisine mesaj





Add to Technorati Favorites GetRank