Google
AktueL - uLuBaTLiHaSaN - Blogcu



uLuBaTLiHaSaN

A'DAN Z'YE TÜM SANATÇILARIN BÜTÜN ALBÜMLERİNİ BEDAVA DİNLEYEBİLİRSİNİZ .
Online Müzik Dinlemek İçin Tıklayınız

23/6/2007 - MUHTEŞEMMM...

Kategori: AktueL
MUHTEŞEMMM... .
MAVİ YAZILARIN ÜZERİNE TIKLAYIN, GEZİN...
 
DICK OSSEMAN
Kendisi eski evlere, sehirlere ve yerlesim yerlerine duskun bir Hollandali. Bu nedenle 13 defa Türkiyeye gelmis ve asagidaki (cogumuzun buyuk kismini gormedigini zannettigim) yerleri gezmis, 10600 un uzerinde fotograf cekmis, Turkiye icin sadece kendisinin cektigi fotograflarin yer aldigi ozel bir web sayfasi hazirlayarak internet ortaminda tum dunya ile paylasmis. Tarihi yerleri, muzeleri, camileri, kentlerimizi goruntulemis, bunlarin yanisira gunluk hayattan, Turkiyenin gerceklerinden kareler yakalamis. Asagida gittigi yerlerin listesi ve resimlerin linkleri bulunmakta. Bu yer isimlerinden birine tiklarsaniz linkden baglanacaksiniz.İncelemenizi oneririm:
 

Abana , Adana , Afyon , Ahlat , Akdamar , Aksaray , Alacahöyük , Alanya ve Side , Amasra, Amasya, Anamur, Ani, Ankara, Anıt Kabir, Ankarada Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Antakya, Antakya müze, Antalya  , Termessos , Perge, Artvin , Assos , Ayvalik, Ballıca Mağarası, Balıkesir, Bergama, Birecik , Bitlis , Bodrum, Boğazkale, Boyabat, Bursa, Çanakkale, Çayeli, Cappadocia - içinde özel galeriler kiliseler ve şehirler var , Çorum, Dalyan, Didyma, Divriği, Diyarbakiır, Doğubeyazit, Edirne, Efes, Erzincan, Eğirdir, Erzurum, Eskişehir, Fethiye, Gaziantep, Göreme, Harran, Hasankeyf, Ihlara, Inebolu , Isparta, Istanbul 1, Istanbul 2, Istanbul 3, Istanbul Levent, Istanbul Yedinci Tepe, Istanbul Pera, Istanbul dolaşı , Istanbul Üsküdar, Istanbul Boğazı, Istanbul Aya Sofia, Istanbul Kariye Müzesi, Istanbul Top Kapı Saray, Istanbul Arkeoloji Müzesi, Istanbul Çinili Kösk Müzesi, Istanbul Asker ve Deniz Müzesi, Istanbul Dolmabahçe Saray, Türk ve Islam Eserleri Müzesi, Izmir, Izmit, Iznik, Kahramanmaraş, Karaman,, Kars, Ani ve Hopa ile, Kaş ve Patara, Kasaba, Kastamonu, Kayseri, Knidos, Konya, Kütahya, Malatya, Mardin, Mersin, Midyat, Milas, Miletus ve Priene, Muğla, Muş , Mustafapasha, Niğde, Niksar, Ordu, Ortahisar , Pamukkale, Hierapolis ve Aphrodisias ile, Samsun, Ş;anlıurfa, Sardis / Sart, Selşuk , Siirt , Silifke, Sinop, Sivas, Tarsus, Taşköprü ve Kale Kapı, Tekkiraz ve Akkuş, Tercan, Tire, Tokat, Trabzon, Turhal ve Zile, Uçhisar, Ünye, Urfa, Ürgüp, Üsküdar, Van , Yalvaç and Antioch Pisidian, Yazılıkaya, Zile ve Turhal.
.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

17/6/2007 - Eski insanlar tuvaletlerini nasıl yapıyorlardı?

Kategori: AktueL

Eski insanlar tuvaletlerini nasıl yapıyorlardı?

İnsanlar tarihlerinde çok uzun bir süre tuvalet kullanmadılar. Başlangıçta hayvanlar nasıl yapıyorlarsa, onlar DA öyle yaptılar. İşlerini en yakın çalının dibinde veya bir ırmak kenarında görebiliyorlardı. Ancak toplumlar geliştikçe, köyler, kasabalar ortaya çıktıkça tuvalet ihtiyacını karşılamak için daha uzak mesafelere gitme zorunluluğu doğdu. Ayrıca açıkta bırakılan atıkların yarattığı kötü koku ve hastalık tehlikeleri de insanlarda bu konuda bazı önlemler almanın zamanının geldiği bilincini oluşturdu. Binlerce yıl önce Sümerler, Mısırlılar ve Hindistan'da yaşayanlar oturakta oturup, ihtiyaçlarını giderdikten sonra oturağa düşenleri uzakta bir yerlere döküyorlardı. İki bin yıl önce ise Romalılar ilk basit tuvaleti kullanmaya başladılar. Atıklar oturdukları deliğin içine düşüyor, deliğin altından akan su onları uzağa taşıyordu.

Çiftçilerin, açık arazide çalışanların ise zaten böyle bir dertleri yoktu. Tarlanın bir köşesine çukur kazıyor, çukur yeterince dolunca, toprakla dolduruyor ve başka bir çukur kazıyorlardı. Geceleri ise yataklarının altında bir lazımlık bulunduruyorlardı . Ortaçağda kale ve şatolarda atık bir delik vasıtası ile binanın etrafındaki su birikintisine düşürülüyordu. Bir yere tuvaletini yapıp, onu bir tanktan gelen su ile sürükleyip, uygun bir yere bırakma fikri ilk olarak Kraliçe 1. Elizabeth zamanında, 1589 yılında John Harrington'dan geldi. Ancak o zamanlar İngiltere'deki evlerde NE böyle bir tankı dolduracak, NE de atığı alıp götürecek su sistemi vardı.

Günümüzdekilere benzer bir tuvalet ancak iki yüzyıl sonra 1778'de İngiltere'de bir saat yapımcısı olan Alexander Cum-Ming tarafından tasarlandı ve Joseph Bramah tarafından geliştirildi. Tuvaletlerden evlere yayılan kötü koku ise 1849 yılında Stephen Green'in 'U' şeklinde bir boruyu tuvaletin çıkışına Monte etmesi ile son buldu. Tuvaletlerin ve günümüzde lavaboların DA altında bulunan bu 'U' şeklindeki boruda her zaman bir miktar su kalır ve kokunun oluşmasını önler. Tabii o zamanlar tuvaletler dökme demirden yapılıyordu. Sonra düzgün yüzeylerinin temizlenme kolaylığı bakımından seramik tuvaletler üretilmeye başlanıldı. 1888 yılında ise tuvaletlere zinciri çekilince suyu akan klozetler ilave edildi.

Bizde tuvaletler için hela, kenef, ayakyolu, WC., 00, yüznumara gibi birçok isim kullanılır. 'WC.' İngilizce ismindeki 'Wa-ter Closet'in baş harfleridir. Yüznumaranın hikayesi ise değişik. Eskiden Fransa'da otellerde tuvaletler koridorların uçlarmdaydı. Odaların her birine birer numara verirken, tuvaletlere numarasız demişler ve '00' diye işaretlemişlerdi. Fransızca'daki 'numarasız' kelimesi ile ' 100 numara' kelimesi hemen hemen aynı telaffuz edildiğinden, bizde Fransızcası biraz kıt birinin tercüme hatası sonucu'yüznumara'olarak yerleşmiştir.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

12/6/2007 - SINAV KAYGISI YAŞIYOR MUSUNUZ?

Kategori: AktueL
SINAV KAYGISI YAŞIYOR MUSUNUZ?    rt67


Sınav Kaygısı için bilindik bazi oneriler vardir.Ancak bunlari uygulamak çoğu öğrenciye zor gelebilir.
Bunun yerine telkinli mp3 dinleyerek sinav kaygisindan kurtulabilirsiniz.Eğer sinav kayginiz çok yoksa yinede bu telkinli mp3 ü dinleyerek  daha başarili olabilirsiniz.Yapmaniz gereken sinavdan önce su sesi ardina gizlenmiş  mp3 ü dinlemektir...Dinlerken uyuyabilir kitap okuyabilir ders çalişabilirsiniz.

Telkinli mp3 te su sesi vardir.Ancak arka planda kisik ses ile gizlenmiş telkinler bulunmaktadir...Ayrintili bilgi için http://www.hayatimdegisti.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Telkin içeriğinde söylenenleri okumak için
http://www.hayatimdegisti.com/portal/index.php?option=com_content&task=view&id=346&Itemid=64

İlgili mp3 ü yüklemek için
http://rapidshare.com/files/36133737/sinav.rar.html

winrar sifresi:   http://www.hayatimdegisti.com

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

10/6/2007 - Bir destek talebi...

Kategori: AktueL

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

10/6/2007 - Türk vatandaşının bir günü

Kategori: AktueL

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

9/6/2007 - Yasanmasi gereken maceralar

Kategori: AktueL


Matterhorn Dağı: Alpler'in ortasında 4 bin 478 metre yüksekliğindeki piramit bir kütle.

Patagonya (Estados Adası): Jules Verne'nin Dünyanın Ucundaki Fener romanının geçtiği coğrafyada yeralan ada macera düşkünü yelkencilerin uğrak noktası

Ren Nehri: Bu nehirden kanoyla geçmek deneyim gerektiriyor.

Fas: Hem macera hem da tarihe ilgi duyanlara çok şey vaad ediyor.

Verçenik Dağı: Doğu Karadeniz'in en yüksek noktalarından.

Bozburun Batığı: Bozburun açıklarında bin 100 yıl önce batan gemi.

Altıparmak Dağları: Kaçkarlar'ın doğusundaki bu dağlar maceralı bir yolculuk vaad ediyor.

Sarıgerme Deniz Mağaraları: Atlas dalgıcı Sarıgerme açıklarında Akdeniz'in derinliklerinde sürekli karanlığın belirlediği yaşam alanlarında gece aktif olan canlıları arıyor.

Tierra Del Fuego: Türkçe adıyla 'ateş toprakları' ya da meşhur adıyla 'dünyanın sonu'.

Moğolistan (Gobi Çolü): Geçtikleri yerde ot bitmeyen savaşçıların at koşturduğu uçsuz bucaksız Moğolistan artık maceraseverlerin de gözbebeği.

Altınbeşik Mağarası: Toroslar'ın kalbinde, Antalya'nın dev mağaralarından biri.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

4/6/2007 - Seçim vaadi değil, turizm projesi Tac Mahal’i Boğaz’

Kategori: AktueL
Seçim vaadi değil, turizm projesi Tac Mahal’i Boğaz’da yüzdüreceğiz
HAKAN YILMAZ
Doğal güzelliği ile yüzyıllar boyu edebiyatçılara ilham kaynağı olmuş Boğaziçi, şanına yakışır bir proje ile dünya gündemine taşınmaya hazırlanıyor.

Projenin sahibi kamuoyunun yakından tanıdığı bir işadamı: Ali Rıza Bozkurt. ‘Dünyanın en güzel su yolunda gezmek isteyenler neden sadece balıkçı teknelerine mahkum bırakılıyor?’ sorusundan yola çıkan Bozkurt, Boğaz’ın silüetini değiştirecek bir proje için kolları sıvamış. Projeye göre 40 metre uzunluğundaki teknelere Tac Mahal, Elhamra Sarayı, Ayasofya, İshakpaşa Sarayı gibi mimari şaheserler daha küçük ölçekte; ancak birebir monte edilecek. Tekneler arasına köprüler ile geçiş yapılacak. Böylelikle tekneler sıra ile dizildiğinde ortaya 8 kilometre uzunluğunda seyir halinde ‘Minyaworld Müzesi’ çıkacak. İçinde restoran, kafe ve alışveriş merkezlerinin yer alacağı tekneler halka açık olacak. Turizmciler ‘yüzen dünya harikalarını’ görmek için turistlerin dünyanın dört bir yanından İstanbul’a akın edeceğini söylüyor. Bozkurt, “Avrupa’ya başkentlik yapacak İstanbul’un böyle bir projeye ihtiyacı var. Ayrıca projenin finans sorunu da yok. Belediye isterse ortak olabilir.” diyor. Venedik’in adı gondollar ile birlikte anılır. Gondolsuz bir Venedik hayal bile edilemez. Venedik’in tüm büyüsü gondollarda saklıdır. Yine bir su şehri olan Amsterdam’a, güzellik katan şehrin kanallarıdır. Bir Amsterdam turu sadece bu kente özel, üstü cam kaplı botlarla gezildiği zaman bir anlam kazanır. Amsterdam’da kanal turu atmadan, ‘Bu şehri gezdim.’ diyemezsiniz. Fakat bu su krallıklarından hiçbiri Boğaziçi ile boy ölçüşemez. Hiçbiri Boğaziçi gibi iki kıtanın yakasını bir araya getiren doğal bir su yolu değildir. Yine hiçbirinde su, Boğaz’daki kadar temiz akmaz. Ne yazık ki bu eşsiz güzelliği görmek için dünyanın dört bir tarafından gelen turistleri, Boğaz’da şehrin şanına yakışır bir şekilde ağırlamaktan uzağız. Boğaziçi’nin o eşsiz güzelliğini yudum yudum tatmak isteyenler için elimizde bol bol, balıkçı teknelerinden bozma botlar mevcut. Adı üstünde insan gezdirmek yerine balık tutmak için inşa edilmiş bu botların, zaman zaman fazla kapasitede yolcu aldıklarından dolayı üzerindeki yolcularla birlikte denizin dibini boyladığı da oluyor. Bu nahoş görüntülere bir son vermek isteyen, Boğaz’ın 30 yıllık sakinlerinden işadamı Ali Rıza Bozkurt, tarihî su yolu için tasarladığı projesini hayata geçirebilirse şehir rengarenk bir silüete kavuşacak. Bozkurt, dünyanın belli başlı mimari harikalarını Boğaz ile taşımayı hedefliyor. Proje gerçekleştiğinde Taç Mahal gibi dünyaca ünlü baş yapıtlar Boğaz’da geçit töreni yapacak.

Projeye göre öncelikle 40 metre uzunluğunda tekneler inşa edilmesi gerekiyor. Ardından Taç Mahal, Elhamra Sarayı, Ayasofya gibi dünyanın mimari harikalarının daha küçük ölçekte bire bir kopyaları bu teknelerin üzerine monte edilecek. Hatta iç dizaynlarında bile mimari yapının gerçeğine sadık kalınacak. Bu devasa tekneler bittiğinde birbirlerine -Boğaz’a özgü ve korunaklı- merdivenlerle geçiş yapılacak. Böylelikle Boğaziçi’nde yaklaşık 8 kilometre uzunluğunda ve seyir halinde bir ‘Minyaworld Müzesi’ olacak. Bozkurt, Boğaz’ın dingin suları göz önüne alındığında bu ‘Yüzen Dünya Harikaları’nın yılın 12 ayı hizmet verebileceğini söylüyor. Haliç’e yanaştığında tekneler Haliç’i boydan boya kaplamış olacak. Bu tekneler sadece gezinti için inşa edilmiyor elbette. Bozkurt, teknelerin içinde restoran, kafe ve alışveriş merkezlerinin de yer alacağını söylüyor. İşin güzel tarafı, bu tekneler halka açık olacak. Ailenizi alıp bir yandan dünya harikalarını tek tek gezerken, diğer yandan yorulduğunuz yerde çay molası verip Boğaz havası ile ciğerlerinize bir bayram ziyafeti çektirebileceksiniz. Yani Boğaz, lüks olmaktan çıkacak.

Şimdi aklınızdan projenin finansı, alınacak kredilerle ilgili soruların geçtiğini biliyorum. Lafı uzatmadan söyleyeyim. 500 milyon dolara mal olacak projenin finans sorunu da yok. Tek sorun burada belediye ile yetki meselesinde problem yaşanıp projenin çıkmaza girmemesi. Bozkurt, “Avrupa’nın başkenti olacak İstanbul’un bu konuda da modernizasyona ihtiyacı var. Bürokratik engellere takılmazsa hayata geçtiğinde İstanbul’a renk katacak bir proje. Öte yandan seyir halinde olması halinde bile boğaz trafiğini etkilemesi kesinlikle söz konusu değil. Sadece turistlere değil halka da açık olacak. Şahsen belediyenin de ortak olmasını arzu ediyorum.” diyor.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

4/6/2007 - YouTube’dan görüntü nasıl silinir?

Kategori: AktueL
YouTube’dan görüntü nasıl silinir?
Görüntülerinizden rastlarsanız ne yaparsınız?

İngilizce prosedürleri mi okursunuz yoksa bu haberle videonun nasıl kaldırılabileceğini mi öğrenirsiniz!?

Önce görüntüler, kameralarla cep telefonlarına girdi. Bu görüntülerin orada kalması beklenemezdi elbette. İnternete giren herkesin kolaylıkla ulaşabileceği video paylaşma siteleri ortaya çıktı. Bu sayede insanların gerekli- gereksiz, haberli veya habersiz çektiği tüm görüntüler kendine dünya çapında bir mecra buldu. Youtube ise yayına başladığı bir yıl içerisinde video paylaşım sitelerinin en popüleri olup video paylaşım pazarının devi haline geldi. İlk başlarda başkasının komik görüntülerini izlemek isteyen insanlar için eğlenceliydi. Bu eğlence, izleyicilerin kendi görüntüleriyle karşılaşmasına kadar devam etti.


Birçok insanı “özel bir görüntüm Youtube’a düşer mi?” korkusu sardı. Artık samimi ve özel ortamlarda cep telefonu kamerasıyla “silerim” diye çekilen görüntülere Youtube’ta rastlamak olağanlaştı. Uygunsuz bir anında yakalananları, hakaret doğru ve aşağılayıcı kayıtlar takip etti. Günde bir milyondan fazla görüntünün izlendiği Youtube’da denetim çok düşük seviyede kaldı. ‘Youtube’a düşer miyim?’ korkusu artık çağın paranoyası haline geldi. Olur da bir gün Youtube’da rahatsız edici bir görüntünüze rastlarsanız hangi yolu takip edeceksiniz? Habersiz çekilen görüntünüzü siteden nasıl sildireceksiniz?


Önce deneme amaçlı olarak siteye birkaç dakika içinde yüklediğimiz 12 saniyelik bir görüntünün Youtube’dan silinmesine şahitlik ettik. Görüntüde yer alan kişi kendisinden habersiz çekildiği gerekçesiyle video paylaşım sitesine İngilizce bir e-mail yazdı: "Benden habersiz çekilmiş görüntümün yine benden habersiz Youtube’da yayınlandığını şans eseri fark ettim. Çok şaşırdım ve kızdım. Bir arkadaşım haber vermese hiç öğrenemeyecektim. İsmimi yazınca karşıma çıkıyor. Sitenizde nasıl silineceğine dair bilgi de bulamadım. Görüntümün Youtube’dan hemen silinmesini istiyorum. Eğer silinmezse gerekli yasal işlemleri yaptıracağım. Görüntümün linki aşağıda..." diyordu. Yazdığı e-maili copyright@youtube.com adresine gönderdi. İki gün içinde Youtube "Bu video, içeriğindeki aşağılayıcı unsurlardan dolayı kaldırıldı." cevabıyla mağdurun talebini yerine getirdi.


Habersiz çekilen bir görüntünün bu şekilde kaldırılmasının mümkün olduğunu görerek bu işlemi kolay sanmıştık. Ancak bir kaydın silinmesi her zaman bu kadar kolay olmuyor. Çeşitli internet sitelerinde tartışma konusu olan bir videoyu sildirmek istediğimizde karşılaştığımız bürokrasi işin ilk örnekteki kadar kolay olmadığını gösterdi. Çünkü yayınlanan görüntüden rahatsız olan başka bir kişinin talebi bu sefer Youtube tarafından kabul görmedi. Nedeni ise silinme talebinin inandırıcı bulunmamasıydı. Görüntünün silinmesi için kanıt talep edildi.


Youtube yetkilisi, yazılı bir metne ihtiyaçları olduğunu belirtip avukata danışılmasını ya da telif hakkı kanununun 512(c)(3) kısmına bakılmasını tavsiye ediyordu. ‘Makul’ ölçülerde görüntülerin kullanımına izin verilen ABD’de, bu ‘makul’ ölçüleri iyi bilmek gerekiyor. Çünkü Youtube bir Amerikan sitesi ve kuralları da ABD yasalarına göre şekillenmiş durumda. Kullanıcılar da bunu baştan kabul etmiş oluyor. Amerikan kanunlarına göre hakaret ve aşağılama içeren görüntülerin yayınlanması yasak. Youtube’un Türkçe bilen çalışanı var mı bilmiyoruz ancak görüntülerin aşağılama içerip içermediğini konuşmaları dinleyerek anlaması zor. Bu da, rahatsızlık veren video görüntülerinin İngilizce sesler içermesi durumunda mağduriyetin kolayca çözülebileceğini gösteriyor. Diğer dillerde ses içeren görüntülerden rahatsız olanların durumu ise oldukça sıkıntılı…


Görüntü kaldırılması talebinde ‘kişisel hakları ihlale uğrayan kişinin yasal temsilcisinin elektronik ya da gerçek imzası’ isteniyor. Görüntünün telif hakkı varsa bunu tanıtıcı kart, bu çalışmalar bir internet sitesindeyse bir duyuru ya da çalışmaların listesi de diğer talepler. Şikâyetçi tarafın, servis sağlayıcısı Youtube ile iletişime geçmesini sağlayacak adres, telefon numarası ve eğer kullanıyorsa e-mail göndermesi gerekiyor. Bilgilerin doğruluğuna dair yalan yere yemin etmenin yasal cezası olduğu uyarısının altı çiziliyor. Bu taleplerin karşılanmasının ardından Youtube sizi inandırıcı bulursa görüntüleri siteden kaldırıyor. Ya da görüntüyü atan kişi bu kaydı siliyor.


Bir diğer seçenek ise ülkelerin erişimi engellemesi. Brezilya, geçtiğimiz günlerde şikâyet üzerine Ronaldo’nun eski eşine ait mahrem görüntüleri yayınlamasından dolayı Youtube’un yayınını mahkeme kararıyla durdurmuştu. İran ise devrim karşıtı görüntüler yayınlandığı gerekçesiyle Youtube’un erişimini engellemişti.


Amerikan askerlerinin Irak’ta öldürüldüğü esnada çekilen kayıtlar Youtube’da yayınlanınca ortalık karışmıştı. Terör örgütü PKK’nın askerî araçları bombalaması, ev yakması gibi propaganda filmlerinin halen bu sitelerde kendine yer bulması Türkiye’nin de tepkisini çekiyor. Her türlü görüntünün rahatlıkla bu sitelerde yayınlandığını söyleyen Prof. Dr. Nilüfer Narlı’ya göre Youtube’a gösterilen ilginin altında gazete ve televizyonlarda haberlerin verilme tarzlarının ve içeriklerinin standartlaşması yatıyor. Televizyonların görsellik nedeniyle ön plana çıktığı günümüzde insanların daha farklı görsellikler aradığına işaret eden Narlı, dijital kültürde hem görüntü almanın hem de yaymanın kullanımı artırdığını söylüyor. Televizyona bir video gönderilmesi durumunda bunun kullanılmayacağını ancak Youtube’da istenilen görüntünün hızlı bir şekilde yer alacağını ekliyor. Televizyonlarda bir görüntünün yayınlanması için var olan birçok engelin bu tür sitelerde kolayca aşıldığının altını çizen Narlı’ya göre, dijital kültürün günden güne gelişmesine rağmen önümüzdeki yıllarda televizyonlar güç kaybetmeyecek.


Sıradan insanların görüntülerini kaldırmak için uzun ve zahmetli bir prosedür istemesi, gülme krizlerine girerek izlenilen Youtube videolarının tadını tuzunu kaçırdı. Telif hakları içeren yayınlar da başını ağrıtıyor ancak bireysel görüntülere göre daha hassas olduğunu söylemek mümkün. Televizyon şovları, müzik videoları, kişi kendi kamerasıyla dahi çekmiş olsa canlı konser görüntüleri, filmler ve film fragmanları, reklâmlar, başkasına ait görüntü ve fotoğrafların kullanımı konusunda sık sık uyarıyor. Youtube pasif bir şekilde bu platformu kullanıcılara sunduğunu öne sürse de yayıncı olmasından dolayı taraf konumundan kurtulamıyor.


Telif hakkı bulunan kayıtların izinsiz yayınlanmasıyla ilgili tartışmalar bu yıl da sürecek gibi görünüyor. Hatta Youtube’u 1,65 milyar dolara satın alan Google’ın telif hakları davaları ile uğraşacağı, bu yüzden zarara uğrama ihtimalinin bulunduğu dillendiriliyor. Google’ın bu davalar için özel bir bütçe ayırarak video pazarına girdiği de söyleniyor.


Rahatsız edici bir video ile karşılaşıldığında izleyici tarafından ‘comment’ bölümünden ‘rahatsız edici/uygunsuz’ (inappropriate) bölümü işaretleniyor. Youtube videoyu incelemeye alıyor. Haklı bulduğu takdirde video sahibine bir uyarı gönderiliyor, düzeltmesi isteniyor. Kabul edip düzeltmezse Youtube devreye giriyor ve kendisi siliyor. Üst üste uyarı alan ve düzeltmeyen kullanıcılar bir daha geri kabul edilmemek üzere üyelikten atılıyor, yeni bir adla bile yeniden üye olamıyorlar.


100 MİLYON KAYITLI VİDEO


Görüntü yayınlamanın kolaylaşması kiminin özgürlük alanını sınırsız hale getirdi kimininkini de daralttı. Birçok benzer örneği çıkmasına rağmen hiçbir video paylaşım sitesi Youtube kadar başarılı olamadı. Chat Hurley, Steve Chen ve Javed Karim el kamerasıyla çektikleri görüntülerle ünlü olmayı planlıyordu. Elektronik posta kutularının küçük olması, videolar için Youtube sitesinin kurulmasını getirdi. 15 Şubat 2005’te ‘Göster kendini’ sloganıyla Youtube, televizyonculuğa yeni bir boyut kazandırdı. Görüntü kullanımını daha da bireyselleştirerek her görüntünün bu sitelerde yayılmasını sağladı. Time dergisi "Bilişim çağının kontrolü sizin elinizde. Kendi dünyanıza hoş geldiniz" diyerek 2006’nın kişisi olarak ‘Siz’i seçmişti. Youtube ve Wikipedia gibi sitelerin kullanıcılar tarafından kurulup geliştirilmesini internet devriminin son halkası olarak sunuyordu. Youtube kurulduğu dönemde kayıtlı video sayısı 3 milyondu, geçtiğimiz yılın sonunda bu rakam 100 milyonu aştı.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

4/6/2007 - Genç webmaster'lara gün doğdu

Kategori: AktueL
Genç webmaster'lara gün doğdu
Bilişimde 210 bin eleman açığı var

Aradığımız her şey için ilk başvurduğumuz adres olan internet yeni iş imkânlarını da beraberinde getirdi.

Şirketlere web sayfası zorunluluğu şartı, web tasarımcılığını gözde mesleklerden biri haline getirdi. “Kâr marjı yüksek, talep yoğun” diyen herkes artık bu işe giriyor. Özellikle de gençler...

“Üniversitede bu bölümü okumadım, üniversite mezunu değilim” deyip pes etmiyor, maharetini de sırtlayıp soluğu kurslarda alıyor. Bunlardan biri de Sevben Durhat. “Çağımız teknoloji çağı ve web tasarımı bunun adı oldu. Bu yüzden web ve grafik uzmanlığı eğitimi alıyor, aynı zamanda açıköğretim okuyorum, bir diplomaya sahip olmak için.” diyen Durhat’a göre şirketler için web sayfaları birer şube. Bu anlamda grafik ve web uzmanlığı geleceğin mesleği olarak görülüyor. Her türlü çalışma ortamına sahip olduğu için bu mesleğin özellikle bayanlara uygun olduğunu söyleyen Durhat, ‘webmaster’lığı üniversite okumadan sahip olunacak en iyi meslek olarak görüyor. Yine web ve grafik uzmanlığı için kursa gidenlerden Şenay Ağgez de internetin günümüzde vazgeçilmez olduğu görüşünde. Tasarımı, yeni şeyler üretmeyi sevdiğini belirten Ağgez’e göre bu iş hem kârlı hem de zevkli. Bilgi teknolojilerinin herhangi bir alanında kariyer sahibi olmanın saygınlık ve parayı eşdeğer olarak beraberinde getirdiğini belirten Edutime’ın genel müdürü Özgür Demir de işyerlerinin de saygın ve örnek alınan kişi modeline dönüşmenin insana maddesel güç kattığını aktarıyor. Demir, bunun, kişinin performansının artması ve mutlu bir yaşam standardına ulaşmasında en büyük etken olduğunu sözlerine ekliyor.


Türkiye Bilişim Vakfı verilerine göre Türkiye’de bilişim sektöründe istihdam edilmek için 210 bin elemana ihtiyaç var. Son zamanlarda bu işkolundaki eleman eksikliğinin farkına varanlar, webmaster olmak için kurslara yazılıyor. Maddi olanakları elvermeyenler ise İstanbul Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları’ndan (İSMEK) faydalanıyor. İSMEK tarafından açılan web tasarımcılığı kursunun bin 365 tane öğrencisi var. Bilgi teknolojileri alanında eğitim programına katılanlar arasında her çeşit insanla karşılaşmak mümkün. Öğrenci, işsiz, ev hanımı vs... Üniversitelerin bu bölümünde okuyan ve gelişen teknolojiyi takip etmek isteyen, üniversitede bu bölüm dışında okuyan; ama sektörde kariyer sahibi olmak isteyen, lise mezunu ancak üniversitede okumayanlar kursların kapısını çalanlar arasında.


Kurslar ve üniversiteler bir yana dursun bu sektörde merakı ve tecrübesiyle bir yerlere gelmiş ‘yeni yetme’ görünümünde; ama işin pirleri de dikkat çekiyor. Küçük yaşlarda bilgisayarla haşır neşir olup olayı kapan çocuklar web tasarımı yaparak iyi paralar kazanıyor. Bilgisayar teknisyeni Hakan Yılmaz, bu işte artık yaş sınırının düşerek merakın ön plana çıktığını vurguluyor. Web tasarımcılığının iş yapabilme kapasitesi, bilgi ve tecrübe sahibi olmayla paralel olduğunu aktaran Yılmaz, başından geçen bir olayı şöyle anlatıyor: “Bir gün yaklaşık 13-14 yaşlarında bir çocuk geldi. Bir bilgisayar parçasının fiyatını sordu. Ne sorun yaşadığını sorduğumda web sitesi yaparken bilgisayarının yavaş kaldığını söyledi ve kendince konuşarak hesap yapmaya başladı. ‘100 YTL bu siteyi bitirdiğimde alacağım. Şu kadarını şuna veririm, bu kadarını şuna.’”


Web tasarlamayı hobi edinen birçok kişi, kanun çıkmasıyla beraber para kazanmaya da başladı. Üniversitelerin ilgili bölümlerinde okuyan birçok öğrenci, şirketlerin web sitelerini yaparak harçlıklarını çıkartıyor. Hatta öğrencilerin bu konuda örgütlenerek küçük ölçekli işletmeler kurduğu bile söylenenler arasında. Lisede okuyan İsmail Yıldız da bu web tasarımını meslek edinenlerden biri. 11 yaşından beri bilgisayar kullanan Yıldız, kısa zamanda web tasarımı yapmayı da öğrenmiş. Şu anda bir şirketin web tasarım işini aldığını söyleyen Yıldız, projeyi hazırladıktan sonra parasını teslim alacağını ifade ediyor.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

4/6/2007 - YouTube'a video gönderen kazanacak

Kategori: AktueL
YouTube'a video gönderen kazanacak

İnternet dünyasının bir numaralı video paylaşım sitesi YouTube, reklam gelirlerini kullanıcılarıyla paylaşmaya hazırlanıyor.

Ekim ayında 1,65 milyar dolar fiyatla Google'a devredilen YouTube'un kurucularından Chad Hurley, yeni sistemi birkaç ay içerisinde uygulamaya koyacaklarını söyledi.

Financial Times gazetesine Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu toplantıları sırasında açıklama yapan Chad Hurley, sisteme video yükleyen kullanıcıların yaratıcılıklarını teşvik etmek için reklam gelirlerini paylaşmaya karar verdiklerini ifade etti.

Hurley, reklam gelirlerin kullanıcılara hangi oranda aktarılacağının henüz netleşmediğini bildirdi.

YouTube'un bazı rakipleri, kullanıcılara para ödeme uygulamasını daha önce başlatmış, fakat sektöre erken girmenin avantajını değerlendiren YouTube'un başarısını yakalayamamıştı.

Cihan

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda


Taksim1984, ScorpionkinG, DJTieSToTR, Ulubatlı

Kategoriler

Arkadaşlarım

fevzi293
eglencecafe

Güncel




Online E-Devlet Hizmetleri
TC Kimlik No
Vergi Kimlik No
SSK Hizmet Dökümü
İnternet Vergi Dairesi
Motorlu Taşıtlar Vergisi
Telefon Rehberi
Altin Sayfalar
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSS Sonuçları
KPSS Sonuçları
KPDS Sonuçları
LES Sonuçları
TUS Sonuçları
ÜDS Sonuçları
ALS Sonuçları
DGS Sonuçları
Aöf Sonuçları
Diğer Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Takvimi
E-Devlet Linkleri:
Devletim.com
Online Hizmetler
Milli Eğitim Bakanlığı
Üniversiteler
Sağlık Bakanlığı
Emeklilik Hizmetleri
Hukuk ve Adalet
Emniyet Hizmetleri
Ekonomik ve Mali İşler
İş ve Eleman Arama
Genel Devlet Kurumları
Bakanlıklar
Valilikler
Belediyeler
Kaymakamlıklar
Siyasi Partiler
Silahlı Kuvvetler
Sivil Toplum
Engelli Sayfaları
Elçilik - Konsolosluklar
Avrupa Birliği
K.K.T.C.
Turizm
Tatil ve Gezi Rehberi
Deprem Linkleri
Haber Kaynakları
Faydalı Linkler:
Aöf Deneme Sınavı
Dgs Deneme Sınavı
Kpss Deneme Sınavı
Les Deneme Sınavı
Smmm Deneme Sınavı
Aöf E-Öğrenme
Site Yöneticisine mesaj





Add to Technorati Favorites GetRank