A'DAN Z'YE TÜM SANATÇILARIN BÜTÜN ALBÜMLERİNİ BEDAVA DİNLEYEBİLİRSİNİZ .
|
Online
Müzik Dinlemek İçin Tıklayınız
|
23/6/2007 - MUHTEŞEMMM... |
MUHTEŞEMMM... .
MAVİ YAZILARIN ÜZERİNE TIKLAYIN, GEZİN...
DICK OSSEMAN Kendisi
eski evlere, sehirlere ve yerlesim yerlerine duskun bir Hollandali. Bu
nedenle 13 defa Türkiyeye gelmis ve asagidaki (cogumuzun buyuk kismini
gormedigini zannettigim) yerleri gezmis, 10600 un uzerinde fotograf
cekmis, Turkiye icin sadece kendisinin cektigi fotograflarin yer aldigi
ozel bir web sayfasi hazirlayarak internet ortaminda tum dunya ile
paylasmis. Tarihi yerleri, muzeleri, camileri, kentlerimizi
goruntulemis, bunlarin yanisira gunluk hayattan, Turkiyenin
gerceklerinden kareler yakalamis. Asagida gittigi yerlerin listesi ve
resimlerin linkleri bulunmakta. Bu yer isimlerinden birine tiklarsaniz
linkden baglanacaksiniz.İncelemenizi oneririm:
Abana
,
Adana ,
Afyon ,
Ahlat ,
Akdamar ,
Aksaray ,
Alacahöyük ,
Alanya ve Side ,
Amasra,
Amasya,
Anamur,
Ani,
Ankara,
Anıt Kabir,
Ankarada Anadolu Medeniyetleri Müzesi,
Antakya,
Antakya müze,
Antalya , Termessos , Perge,
Artvin ,
Assos ,
Ayvalik,
Ballıca Mağarası,
Balıkesir,
Bergama,
Birecik ,
Bitlis ,
Bodrum,
Boğazkale,
Boyabat,
Bursa,
Çanakkale,
Çayeli,
Cappadocia - içinde özel galeriler kiliseler ve şehirler var ,
Çorum,
Dalyan,
Didyma,
Divriği,
Diyarbakiır,
Doğubeyazit,
Edirne,
Efes,
Erzincan,
Eğirdir,
Erzurum,
Eskişehir,
Fethiye,
Gaziantep,
Göreme,
Harran,
Hasankeyf,
Ihlara,
Inebolu ,
Isparta,
Istanbul 1,
Istanbul 2,
Istanbul 3,
Istanbul Levent,
Istanbul Yedinci Tepe,
Istanbul Pera,
Istanbul dolaşı ,
Istanbul Üsküdar,
Istanbul Boğazı,
Istanbul Aya Sofia,
Istanbul Kariye Müzesi,
Istanbul Top Kapı Saray,
Istanbul Arkeoloji Müzesi,
Istanbul Çinili Kösk Müzesi,
Istanbul Asker ve Deniz Müzesi,
Istanbul Dolmabahçe Saray,
Türk ve Islam Eserleri Müzesi,
Izmir,
Izmit,
Iznik,
Kahramanmaraş,
Karaman,,
Kars, Ani ve Hopa ile,
Kaş ve Patara,
Kasaba,
Kastamonu,
Kayseri,
Knidos,
Konya,
Kütahya,
Malatya,
Mardin,
Mersin,
Midyat,
Milas,
Miletus ve Priene,
Muğla,
Muş ,
Mustafapasha,
Niğde,
Niksar,
Ordu,
Ortahisar ,
Pamukkale, Hierapolis ve Aphrodisias ile,
Samsun,
Ş;anlıurfa,
Sardis / Sart,
Selşuk ,
Siirt ,
Silifke,
Sinop,
Sivas,
Tarsus,
Taşköprü ve Kale Kapı,
Tekkiraz ve Akkuş,
Tercan,
Tire,
Tokat,
Trabzon,
Turhal ve Zile,
Uçhisar,
Ünye,
Urfa,
Ürgüp,
Üsküdar,
Van ,
Yalvaç and Antioch Pisidian,
Yazılıkaya,
Zile ve Turhal.
.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
17/6/2007 - Eski insanlar tuvaletlerini nasıl yapıyorlardı? |
|
İnsanlar
tarihlerinde çok uzun bir süre tuvalet kullanmadılar. Başlangıçta
hayvanlar nasıl yapıyorlarsa, onlar DA öyle yaptılar. İşlerini en yakın
çalının dibinde veya bir ırmak kenarında görebiliyorlardı. Ancak
toplumlar geliştikçe, köyler, kasabalar ortaya çıktıkça tuvalet
ihtiyacını karşılamak için daha uzak mesafelere gitme zorunluluğu
doğdu. Ayrıca açıkta bırakılan atıkların yarattığı kötü koku ve
hastalık tehlikeleri de insanlarda bu konuda bazı önlemler almanın
zamanının geldiği bilincini oluşturdu. Binlerce yıl önce Sümerler,
Mısırlılar ve Hindistan'da yaşayanlar oturakta oturup, ihtiyaçlarını
giderdikten sonra oturağa düşenleri uzakta bir yerlere döküyorlardı.
İki bin yıl önce ise Romalılar ilk basit tuvaleti kullanmaya
başladılar. Atıklar oturdukları deliğin içine düşüyor, deliğin altından
akan su onları uzağa taşıyordu.
Çiftçilerin,
açık arazide çalışanların ise zaten böyle bir dertleri yoktu. Tarlanın
bir köşesine çukur kazıyor, çukur yeterince dolunca, toprakla
dolduruyor ve başka bir çukur kazıyorlardı. Geceleri ise yataklarının
altında bir lazımlık bulunduruyorlardı . Ortaçağda kale
ve şatolarda atık bir delik vasıtası ile binanın etrafındaki su
birikintisine düşürülüyordu. Bir yere tuvaletini yapıp, onu bir tanktan
gelen su ile sürükleyip, uygun bir yere bırakma fikri ilk olarak
Kraliçe 1. Elizabeth zamanında, 1589 yılında John Harrington'dan geldi.
Ancak o zamanlar İngiltere'deki evlerde NE böyle bir tankı dolduracak,
NE de atığı alıp götürecek su sistemi vardı.
Günümüzdekilere
benzer bir tuvalet ancak iki yüzyıl sonra 1778'de İngiltere'de bir saat
yapımcısı olan Alexander Cum-Ming tarafından tasarlandı ve Joseph
Bramah tarafından geliştirildi. Tuvaletlerden evlere yayılan kötü koku
ise 1849 yılında Stephen Green'in 'U' şeklinde bir boruyu tuvaletin
çıkışına Monte etmesi ile son buldu. Tuvaletlerin ve günümüzde
lavaboların DA altında bulunan bu 'U' şeklindeki boruda her zaman bir
miktar su kalır ve kokunun oluşmasını önler. Tabii o zamanlar
tuvaletler dökme demirden yapılıyordu. Sonra düzgün yüzeylerinin
temizlenme kolaylığı bakımından seramik tuvaletler üretilmeye
başlanıldı. 1888 yılında ise tuvaletlere zinciri çekilince suyu akan
klozetler ilave edildi.
Bizde
tuvaletler için hela, kenef, ayakyolu, WC., 00, yüznumara gibi birçok
isim kullanılır. 'WC.' İngilizce ismindeki 'Wa-ter Closet'in baş
harfleridir. Yüznumaranın hikayesi ise değişik. Eskiden Fransa'da
otellerde tuvaletler koridorların uçlarmdaydı. Odaların her birine
birer numara verirken, tuvaletlere numarasız demişler ve '00' diye
işaretlemişlerdi. Fransızca'daki 'numarasız' kelimesi ile ' 100 numara'
kelimesi hemen hemen aynı telaffuz edildiğinden, bizde Fransızcası
biraz kıt birinin tercüme hatası sonucu'yüznumara'olarak yerleşmiştir.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
4/6/2007 - Seçim vaadi değil, turizm projesi Tac Mahal’i Boğaz’ |
|
Seçim vaadi değil, turizm projesi Tac Mahal’i Boğaz’da yüzdüreceğiz HAKAN YILMAZ Doğal güzelliği ile yüzyıllar boyu edebiyatçılara ilham kaynağı olmuş Boğaziçi, şanına yakışır bir proje ile dünya gündemine taşınmaya hazırlanıyor. Projenin sahibi kamuoyunun yakından tanıdığı bir işadamı: Ali Rıza Bozkurt. ‘Dünyanın en güzel su yolunda gezmek isteyenler neden sadece balıkçı teknelerine mahkum bırakılıyor?’ sorusundan yola çıkan Bozkurt, Boğaz’ın silüetini değiştirecek bir proje için kolları sıvamış. Projeye göre 40 metre uzunluğundaki teknelere Tac Mahal, Elhamra Sarayı, Ayasofya, İshakpaşa Sarayı gibi mimari şaheserler daha küçük ölçekte; ancak birebir monte edilecek. Tekneler arasına köprüler ile geçiş yapılacak. Böylelikle tekneler sıra ile dizildiğinde ortaya 8 kilometre uzunluğunda seyir halinde ‘Minyaworld Müzesi’ çıkacak. İçinde restoran, kafe ve alışveriş merkezlerinin yer alacağı tekneler halka açık olacak. Turizmciler ‘yüzen dünya harikalarını’ görmek için turistlerin dünyanın dört bir yanından İstanbul’a akın edeceğini söylüyor. Bozkurt, “Avrupa’ya başkentlik yapacak İstanbul’un böyle bir projeye ihtiyacı var. Ayrıca projenin finans sorunu da yok. Belediye isterse ortak olabilir.” diyor. Venedik’in adı gondollar ile birlikte anılır. Gondolsuz bir Venedik hayal bile edilemez. Venedik’in tüm büyüsü gondollarda saklıdır. Yine bir su şehri olan Amsterdam’a, güzellik katan şehrin kanallarıdır. Bir Amsterdam turu sadece bu kente özel, üstü cam kaplı botlarla gezildiği zaman bir anlam kazanır. Amsterdam’da kanal turu atmadan, ‘Bu şehri gezdim.’ diyemezsiniz. Fakat bu su krallıklarından hiçbiri Boğaziçi ile boy ölçüşemez. Hiçbiri Boğaziçi gibi iki kıtanın yakasını bir araya getiren doğal bir su yolu değildir. Yine hiçbirinde su, Boğaz’daki kadar temiz akmaz. Ne yazık ki bu eşsiz güzelliği görmek için dünyanın dört bir tarafından gelen turistleri, Boğaz’da şehrin şanına yakışır bir şekilde ağırlamaktan uzağız. Boğaziçi’nin o eşsiz güzelliğini yudum yudum tatmak isteyenler için elimizde bol bol, balıkçı teknelerinden bozma botlar mevcut. Adı üstünde insan gezdirmek yerine balık tutmak için inşa edilmiş bu botların, zaman zaman fazla kapasitede yolcu aldıklarından dolayı üzerindeki yolcularla birlikte denizin dibini boyladığı da oluyor. Bu nahoş görüntülere bir son vermek isteyen, Boğaz’ın 30 yıllık sakinlerinden işadamı Ali Rıza Bozkurt, tarihî su yolu için tasarladığı projesini hayata geçirebilirse şehir rengarenk bir silüete kavuşacak. Bozkurt, dünyanın belli başlı mimari harikalarını Boğaz ile taşımayı hedefliyor. Proje gerçekleştiğinde Taç Mahal gibi dünyaca ünlü baş yapıtlar Boğaz’da geçit töreni yapacak. Projeye göre öncelikle 40 metre uzunluğunda tekneler inşa edilmesi gerekiyor. Ardından Taç Mahal, Elhamra Sarayı, Ayasofya gibi dünyanın mimari harikalarının daha küçük ölçekte bire bir kopyaları bu teknelerin üzerine monte edilecek. Hatta iç dizaynlarında bile mimari yapının gerçeğine sadık kalınacak. Bu devasa tekneler bittiğinde birbirlerine -Boğaz’a özgü ve korunaklı- merdivenlerle geçiş yapılacak. Böylelikle Boğaziçi’nde yaklaşık 8 kilometre uzunluğunda ve seyir halinde bir ‘Minyaworld Müzesi’ olacak. Bozkurt, Boğaz’ın dingin suları göz önüne alındığında bu ‘Yüzen Dünya Harikaları’nın yılın 12 ayı hizmet verebileceğini söylüyor. Haliç’e yanaştığında tekneler Haliç’i boydan boya kaplamış olacak. Bu tekneler sadece gezinti için inşa edilmiyor elbette. Bozkurt, teknelerin içinde restoran, kafe ve alışveriş merkezlerinin de yer alacağını söylüyor. İşin güzel tarafı, bu tekneler halka açık olacak. Ailenizi alıp bir yandan dünya harikalarını tek tek gezerken, diğer yandan yorulduğunuz yerde çay molası verip Boğaz havası ile ciğerlerinize bir bayram ziyafeti çektirebileceksiniz. Yani Boğaz, lüks olmaktan çıkacak. Şimdi aklınızdan projenin finansı, alınacak kredilerle ilgili soruların geçtiğini biliyorum. Lafı uzatmadan söyleyeyim. 500 milyon dolara mal olacak projenin finans sorunu da yok. Tek sorun burada belediye ile yetki meselesinde problem yaşanıp projenin çıkmaza girmemesi. Bozkurt, “Avrupa’nın başkenti olacak İstanbul’un bu konuda da modernizasyona ihtiyacı var. Bürokratik engellere takılmazsa hayata geçtiğinde İstanbul’a renk katacak bir proje. Öte yandan seyir halinde olması halinde bile boğaz trafiğini etkilemesi kesinlikle söz konusu değil. Sadece turistlere değil halka da açık olacak. Şahsen belediyenin de ortak olmasını arzu ediyorum.” diyor.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
4/6/2007 - YouTube’dan görüntü nasıl silinir? |
YouTube’dan görüntü nasıl silinir?
Görüntülerinizden rastlarsanız ne yaparsınız?
İngilizce prosedürleri mi okursunuz yoksa bu haberle videonun nasıl kaldırılabileceğini mi öğrenirsiniz!?
Önce
görüntüler, kameralarla cep telefonlarına girdi. Bu görüntülerin orada
kalması beklenemezdi elbette. İnternete giren herkesin kolaylıkla
ulaşabileceği video paylaşma siteleri ortaya çıktı. Bu sayede
insanların gerekli- gereksiz, haberli veya habersiz çektiği tüm
görüntüler kendine dünya çapında bir mecra buldu. Youtube ise yayına
başladığı bir yıl içerisinde video paylaşım sitelerinin en popüleri
olup video paylaşım pazarının devi haline geldi. İlk başlarda
başkasının komik görüntülerini izlemek isteyen insanlar için
eğlenceliydi. Bu eğlence, izleyicilerin kendi görüntüleriyle
karşılaşmasına kadar devam etti.
Birçok insanı “özel bir
görüntüm Youtube’a düşer mi?” korkusu sardı. Artık samimi ve özel
ortamlarda cep telefonu kamerasıyla “silerim” diye çekilen görüntülere
Youtube’ta rastlamak olağanlaştı. Uygunsuz bir anında yakalananları,
hakaret doğru ve aşağılayıcı kayıtlar takip etti. Günde bir milyondan
fazla görüntünün izlendiği Youtube’da denetim çok düşük seviyede kaldı.
‘Youtube’a düşer miyim?’ korkusu artık çağın paranoyası haline geldi.
Olur da bir gün Youtube’da rahatsız edici bir görüntünüze rastlarsanız
hangi yolu takip edeceksiniz? Habersiz çekilen görüntünüzü siteden
nasıl sildireceksiniz?
Önce deneme amaçlı olarak siteye
birkaç dakika içinde yüklediğimiz 12 saniyelik bir görüntünün
Youtube’dan silinmesine şahitlik ettik. Görüntüde yer alan kişi
kendisinden habersiz çekildiği gerekçesiyle video paylaşım sitesine
İngilizce bir e-mail yazdı: "Benden habersiz çekilmiş görüntümün yine
benden habersiz Youtube’da yayınlandığını şans eseri fark ettim. Çok
şaşırdım ve kızdım. Bir arkadaşım haber vermese hiç öğrenemeyecektim.
İsmimi yazınca karşıma çıkıyor. Sitenizde nasıl silineceğine dair bilgi
de bulamadım. Görüntümün Youtube’dan hemen silinmesini istiyorum. Eğer
silinmezse gerekli yasal işlemleri yaptıracağım. Görüntümün linki
aşağıda..." diyordu. Yazdığı e-maili copyright@youtube.com
adresine gönderdi. İki gün içinde Youtube "Bu video, içeriğindeki
aşağılayıcı unsurlardan dolayı kaldırıldı." cevabıyla mağdurun talebini
yerine getirdi.
Habersiz çekilen bir görüntünün bu şekilde
kaldırılmasının mümkün olduğunu görerek bu işlemi kolay sanmıştık.
Ancak bir kaydın silinmesi her zaman bu kadar kolay olmuyor. Çeşitli
internet sitelerinde tartışma konusu olan bir videoyu sildirmek
istediğimizde karşılaştığımız bürokrasi işin ilk örnekteki kadar kolay
olmadığını gösterdi. Çünkü yayınlanan görüntüden rahatsız olan başka
bir kişinin talebi bu sefer Youtube tarafından kabul görmedi. Nedeni
ise silinme talebinin inandırıcı bulunmamasıydı. Görüntünün silinmesi
için kanıt talep edildi.
Youtube yetkilisi, yazılı bir metne
ihtiyaçları olduğunu belirtip avukata danışılmasını ya da telif hakkı
kanununun 512(c)(3) kısmına bakılmasını tavsiye ediyordu. ‘Makul’
ölçülerde görüntülerin kullanımına izin verilen ABD’de, bu ‘makul’
ölçüleri iyi bilmek gerekiyor. Çünkü Youtube bir Amerikan sitesi ve
kuralları da ABD yasalarına göre şekillenmiş durumda. Kullanıcılar da
bunu baştan kabul etmiş oluyor. Amerikan kanunlarına göre hakaret ve
aşağılama içeren görüntülerin yayınlanması yasak. Youtube’un Türkçe
bilen çalışanı var mı bilmiyoruz ancak görüntülerin aşağılama içerip
içermediğini konuşmaları dinleyerek anlaması zor. Bu da, rahatsızlık
veren video görüntülerinin İngilizce sesler içermesi durumunda
mağduriyetin kolayca çözülebileceğini gösteriyor. Diğer dillerde ses
içeren görüntülerden rahatsız olanların durumu ise oldukça sıkıntılı…
Görüntü
kaldırılması talebinde ‘kişisel hakları ihlale uğrayan kişinin yasal
temsilcisinin elektronik ya da gerçek imzası’ isteniyor. Görüntünün
telif hakkı varsa bunu tanıtıcı kart, bu çalışmalar bir internet
sitesindeyse bir duyuru ya da çalışmaların listesi de diğer talepler.
Şikâyetçi tarafın, servis sağlayıcısı Youtube ile iletişime geçmesini
sağlayacak adres, telefon numarası ve eğer kullanıyorsa e-mail
göndermesi gerekiyor. Bilgilerin doğruluğuna dair yalan yere yemin
etmenin yasal cezası olduğu uyarısının altı çiziliyor. Bu taleplerin
karşılanmasının ardından Youtube sizi inandırıcı bulursa görüntüleri
siteden kaldırıyor. Ya da görüntüyü atan kişi bu kaydı siliyor.
Bir
diğer seçenek ise ülkelerin erişimi engellemesi. Brezilya, geçtiğimiz
günlerde şikâyet üzerine Ronaldo’nun eski eşine ait mahrem görüntüleri
yayınlamasından dolayı Youtube’un yayınını mahkeme kararıyla
durdurmuştu. İran ise devrim karşıtı görüntüler yayınlandığı
gerekçesiyle Youtube’un erişimini engellemişti.
Amerikan
askerlerinin Irak’ta öldürüldüğü esnada çekilen kayıtlar Youtube’da
yayınlanınca ortalık karışmıştı. Terör örgütü PKK’nın askerî araçları
bombalaması, ev yakması gibi propaganda filmlerinin halen bu sitelerde
kendine yer bulması Türkiye’nin de tepkisini çekiyor. Her türlü
görüntünün rahatlıkla bu sitelerde yayınlandığını söyleyen Prof. Dr.
Nilüfer Narlı’ya göre Youtube’a gösterilen ilginin altında gazete ve
televizyonlarda haberlerin verilme tarzlarının ve içeriklerinin
standartlaşması yatıyor. Televizyonların görsellik nedeniyle ön plana
çıktığı günümüzde insanların daha farklı görsellikler aradığına işaret
eden Narlı, dijital kültürde hem görüntü almanın hem de yaymanın
kullanımı artırdığını söylüyor. Televizyona bir video gönderilmesi
durumunda bunun kullanılmayacağını ancak Youtube’da istenilen
görüntünün hızlı bir şekilde yer alacağını ekliyor. Televizyonlarda bir
görüntünün yayınlanması için var olan birçok engelin bu tür sitelerde
kolayca aşıldığının altını çizen Narlı’ya göre, dijital kültürün günden
güne gelişmesine rağmen önümüzdeki yıllarda televizyonlar güç
kaybetmeyecek.
Sıradan insanların görüntülerini kaldırmak
için uzun ve zahmetli bir prosedür istemesi, gülme krizlerine girerek
izlenilen Youtube videolarının tadını tuzunu kaçırdı. Telif hakları
içeren yayınlar da başını ağrıtıyor ancak bireysel görüntülere göre
daha hassas olduğunu söylemek mümkün. Televizyon şovları, müzik
videoları, kişi kendi kamerasıyla dahi çekmiş olsa canlı konser
görüntüleri, filmler ve film fragmanları, reklâmlar, başkasına ait
görüntü ve fotoğrafların kullanımı konusunda sık sık uyarıyor. Youtube
pasif bir şekilde bu platformu kullanıcılara sunduğunu öne sürse de
yayıncı olmasından dolayı taraf konumundan kurtulamıyor.
Telif
hakkı bulunan kayıtların izinsiz yayınlanmasıyla ilgili tartışmalar bu
yıl da sürecek gibi görünüyor. Hatta Youtube’u 1,65 milyar dolara satın
alan Google’ın telif hakları davaları ile uğraşacağı, bu yüzden zarara
uğrama ihtimalinin bulunduğu dillendiriliyor. Google’ın bu davalar için
özel bir bütçe ayırarak video pazarına girdiği de söyleniyor.
Rahatsız
edici bir video ile karşılaşıldığında izleyici tarafından ‘comment’
bölümünden ‘rahatsız edici/uygunsuz’ (inappropriate) bölümü
işaretleniyor. Youtube videoyu incelemeye alıyor. Haklı bulduğu
takdirde video sahibine bir uyarı gönderiliyor, düzeltmesi isteniyor.
Kabul edip düzeltmezse Youtube devreye giriyor ve kendisi siliyor. Üst
üste uyarı alan ve düzeltmeyen kullanıcılar bir daha geri kabul
edilmemek üzere üyelikten atılıyor, yeni bir adla bile yeniden üye
olamıyorlar.
100 MİLYON KAYITLI VİDEO
Görüntü
yayınlamanın kolaylaşması kiminin özgürlük alanını sınırsız hale
getirdi kimininkini de daralttı. Birçok benzer örneği çıkmasına rağmen
hiçbir video paylaşım sitesi Youtube kadar başarılı olamadı. Chat
Hurley, Steve Chen ve Javed Karim el kamerasıyla çektikleri
görüntülerle ünlü olmayı planlıyordu. Elektronik posta kutularının
küçük olması, videolar için Youtube sitesinin kurulmasını getirdi. 15
Şubat 2005’te ‘Göster kendini’ sloganıyla Youtube, televizyonculuğa
yeni bir boyut kazandırdı. Görüntü kullanımını daha da
bireyselleştirerek her görüntünün bu sitelerde yayılmasını sağladı.
Time dergisi "Bilişim çağının kontrolü sizin elinizde. Kendi dünyanıza
hoş geldiniz" diyerek 2006’nın kişisi olarak ‘Siz’i seçmişti. Youtube
ve Wikipedia gibi sitelerin kullanıcılar tarafından kurulup
geliştirilmesini internet devriminin son halkası olarak sunuyordu.
Youtube kurulduğu dönemde kayıtlı video sayısı 3 milyondu, geçtiğimiz
yılın sonunda bu rakam 100 milyonu aştı.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
4/6/2007 - Genç webmaster'lara gün doğdu |
Genç webmaster'lara gün doğdu
Bilişimde 210 bin eleman açığı var
Aradığımız her şey için ilk başvurduğumuz adres olan internet yeni iş imkânlarını da beraberinde getirdi.
Şirketlere
web sayfası zorunluluğu şartı, web tasarımcılığını gözde mesleklerden
biri haline getirdi. “Kâr marjı yüksek, talep yoğun” diyen herkes artık
bu işe giriyor. Özellikle de gençler...
“Üniversitede bu bölümü
okumadım, üniversite mezunu değilim” deyip pes etmiyor, maharetini de
sırtlayıp soluğu kurslarda alıyor. Bunlardan biri de Sevben Durhat.
“Çağımız teknoloji çağı ve web tasarımı bunun adı oldu. Bu yüzden web
ve grafik uzmanlığı eğitimi alıyor, aynı zamanda açıköğretim okuyorum,
bir diplomaya sahip olmak için.” diyen Durhat’a göre şirketler için web
sayfaları birer şube. Bu anlamda grafik ve web uzmanlığı geleceğin
mesleği olarak görülüyor. Her türlü çalışma ortamına sahip olduğu için
bu mesleğin özellikle bayanlara uygun olduğunu söyleyen Durhat,
‘webmaster’lığı üniversite okumadan sahip olunacak en iyi meslek olarak
görüyor. Yine web ve grafik uzmanlığı için kursa gidenlerden Şenay
Ağgez de internetin günümüzde vazgeçilmez olduğu görüşünde. Tasarımı,
yeni şeyler üretmeyi sevdiğini belirten Ağgez’e göre bu iş hem kârlı
hem de zevkli. Bilgi teknolojilerinin herhangi bir alanında kariyer
sahibi olmanın saygınlık ve parayı eşdeğer olarak beraberinde
getirdiğini belirten Edutime’ın genel müdürü Özgür Demir de
işyerlerinin de saygın ve örnek alınan kişi modeline dönüşmenin insana
maddesel güç kattığını aktarıyor. Demir, bunun, kişinin performansının
artması ve mutlu bir yaşam standardına ulaşmasında en büyük etken
olduğunu sözlerine ekliyor.
Türkiye Bilişim Vakfı
verilerine göre Türkiye’de bilişim sektöründe istihdam edilmek için 210
bin elemana ihtiyaç var. Son zamanlarda bu işkolundaki eleman
eksikliğinin farkına varanlar, webmaster olmak için kurslara yazılıyor.
Maddi olanakları elvermeyenler ise İstanbul Sanat ve Meslek Eğitimi
Kursları’ndan (İSMEK) faydalanıyor. İSMEK tarafından açılan web
tasarımcılığı kursunun bin 365 tane öğrencisi var. Bilgi teknolojileri
alanında eğitim programına katılanlar arasında her çeşit insanla
karşılaşmak mümkün. Öğrenci, işsiz, ev hanımı vs... Üniversitelerin bu
bölümünde okuyan ve gelişen teknolojiyi takip etmek isteyen,
üniversitede bu bölüm dışında okuyan; ama sektörde kariyer sahibi olmak
isteyen, lise mezunu ancak üniversitede okumayanlar kursların kapısını
çalanlar arasında.
Kurslar ve üniversiteler bir yana dursun
bu sektörde merakı ve tecrübesiyle bir yerlere gelmiş ‘yeni yetme’
görünümünde; ama işin pirleri de dikkat çekiyor. Küçük yaşlarda
bilgisayarla haşır neşir olup olayı kapan çocuklar web tasarımı yaparak
iyi paralar kazanıyor. Bilgisayar teknisyeni Hakan Yılmaz, bu işte
artık yaş sınırının düşerek merakın ön plana çıktığını vurguluyor. Web
tasarımcılığının iş yapabilme kapasitesi, bilgi ve tecrübe sahibi
olmayla paralel olduğunu aktaran Yılmaz, başından geçen bir olayı şöyle
anlatıyor: “Bir gün yaklaşık 13-14 yaşlarında bir çocuk geldi. Bir
bilgisayar parçasının fiyatını sordu. Ne sorun yaşadığını sorduğumda
web sitesi yaparken bilgisayarının yavaş kaldığını söyledi ve kendince
konuşarak hesap yapmaya başladı. ‘100 YTL bu siteyi bitirdiğimde
alacağım. Şu kadarını şuna veririm, bu kadarını şuna.’”
Web
tasarlamayı hobi edinen birçok kişi, kanun çıkmasıyla beraber para
kazanmaya da başladı. Üniversitelerin ilgili bölümlerinde okuyan birçok
öğrenci, şirketlerin web sitelerini yaparak harçlıklarını çıkartıyor.
Hatta öğrencilerin bu konuda örgütlenerek küçük ölçekli işletmeler
kurduğu bile söylenenler arasında. Lisede okuyan İsmail Yıldız da bu
web tasarımını meslek edinenlerden biri. 11 yaşından beri bilgisayar
kullanan Yıldız, kısa zamanda web tasarımı yapmayı da öğrenmiş. Şu anda
bir şirketin web tasarım işini aldığını söyleyen Yıldız, projeyi
hazırladıktan sonra parasını teslim alacağını ifade ediyor.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
4/6/2007 - YouTube'a video gönderen kazanacak |
YouTube'a video gönderen kazanacak
İnternet dünyasının bir numaralı video paylaşım sitesi YouTube, reklam gelirlerini kullanıcılarıyla paylaşmaya hazırlanıyor.
Ekim ayında 1,65 milyar dolar fiyatla Google'a devredilen YouTube'un
kurucularından Chad Hurley, yeni sistemi birkaç ay içerisinde
uygulamaya koyacaklarını söyledi.
Financial Times gazetesine
Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu toplantıları sırasında açıklama yapan
Chad Hurley, sisteme video yükleyen kullanıcıların yaratıcılıklarını
teşvik etmek için reklam gelirlerini paylaşmaya karar verdiklerini
ifade etti.
Hurley, reklam gelirlerin kullanıcılara hangi oranda aktarılacağının henüz netleşmediğini bildirdi.
YouTube'un
bazı rakipleri, kullanıcılara para ödeme uygulamasını daha önce
başlatmış, fakat sektöre erken girmenin avantajını değerlendiren
YouTube'un başarısını yakalayamamıştı.
Cihan
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
|
Hakkımda
Taksim1984, ScorpionkinG, DJTieSToTR, Ulubatlı
Kategoriler
Arkadaşlarım
• fevzi293 • eglencecafe
Güncel
Online E-Devlet Hizmetleri
TC Kimlik No
Vergi Kimlik No
SSK Hizmet Dökümü
İnternet Vergi Dairesi
Motorlu Taşıtlar Vergisi
Telefon Rehberi
Altin Sayfalar
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSS Sonuçları
KPSS Sonuçları
KPDS Sonuçları
LES Sonuçları
TUS Sonuçları
ÜDS Sonuçları
ALS Sonuçları
DGS Sonuçları
Aöf Sonuçları
Diğer Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Takvimi
E-Devlet Linkleri:
Devletim.com
Online Hizmetler
Milli Eğitim Bakanlığı
Üniversiteler
Sağlık Bakanlığı
Emeklilik Hizmetleri
Hukuk ve Adalet
Emniyet Hizmetleri
Ekonomik ve Mali İşler
İş ve Eleman Arama
Genel Devlet Kurumları
Bakanlıklar
Valilikler
Belediyeler
Kaymakamlıklar
Siyasi Partiler
Silahlı Kuvvetler
Sivil Toplum
Engelli Sayfaları
Elçilik - Konsolosluklar
Avrupa Birliği
K.K.T.C.
Turizm
Tatil ve Gezi Rehberi
Deprem Linkleri
Haber Kaynakları
Faydalı Linkler:
Aöf Deneme Sınavı
Dgs Deneme Sınavı
Kpss Deneme Sınavı
Les Deneme Sınavı
Smmm Deneme Sınavı
Aöf E-Öğrenme
Site Yöneticisine mesaj
|